Siyaset bazen ağır akar, bazen de dere yatağını değiştirir. Bugünlerde olan tam da bu… CHP cephesine bakıyorsun, ortalık bir hayli karışık. “Mutlak butlan” tartışmaları ayrı bir köşede kaynıyor, belediyelere yönelik rüşvet ve yolsuzluk iddiaları başka bir yerden fokurduyor. Üstüne bir de Uşak’tan gelen görüntüler… Haliyle vatandaş kahvede çayını yudumlarken, kimisi üzülerek kimisi de çekirdek çitleyerek izliyor olan biteni.
İşin özüne bakınca mesele sadece bugünün meselesi değil. CHP’nin aday belirleme sürecinde yaptığı hatalar, bugün önüne dosya dosya geliyor. “Bilerek mi yapıldı, bilmeyerek mi?” tartışılır ama sonuç ortada.
Oysa siyasetçide olsa, başka bir makamda da olsa görgüyle büyüyen insan asla şımarmaz. Ayıp bilir...Edep bilir
Eskiler ne derdi? “Asil azmaz, bal kokmaz.” Ama bugün görünen o ki bal da kokmuş, kavanoz da çatlamış.
Tam bu noktada Karadeniz’in meşhur Temel’ini hatırlamamak elde değil. Temel ava çıkmış, hiçbir şey vuramadığı için, dönüşte kasaba uğramış tavşan satın almış…Eve gelince hanımı sormuş..Habu nedur, soyulmuş tavşani nasıl avlayisun..
Temel'in “Sevgilisiyle yakaladım, giyinmeye fırsat bulamadı” demesi gibi… Siyasette de bazen öyle hikâyeler anlatılıyor ki insan gülse mi ağlasa mı bilemiyor.
Gel gelelim Bursa’ya…
Nilüfer’den başlayan süreç, adeta domino etkisi yaptı. Eski başkan Turgay Erdem’in tutuklanması, ardından Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in gözaltı ve tutuklama süreci derken, CHP içindeki çatlak artık gizlenemez hale geldi.
Kısa süre olmasına rağmen, bugün gelinen noktada yapılan protestolara bakıyorsun; eskisi gibi kalabalık yok. Parti teşkilatları var ama sokaktaki vatandaş mesafeli. Halkın diliyle söyleyelim: “Ateş düştüğü yeri yakıyor ama millet artık elini de uzatmıyor.”
Belediye tarafında ise işler daha da ilginç. Meclis dengeleri değişince yönetim AK Parti’ye geçti, Şahin Biba koltuğa oturdu. Sonrasında ortaya saçılan iddialar, özellikle işe alımlardaki “kirli pazarlık” söylentileri…(Yine CHP'liler tarafından kayıt altına alınmış. Bir kısmı bana da ulaştı) Kulisler hareketli, dosyalar dolaşıyor. “Daha neler çıkacak?” diye soran sorana..
AK Parti cephesine baktığımızda ise daha sessiz ama planlı bir hareketlilik var. İl Başkanı Davut Gürkan sahada yoğun bir tempo içinde. Ankara ziyaretleri, bakanlık temasları… Özellikle Bakan Murat Kurum ile yapılan görüşmeler, Bursa’nın kronikleşmiş sorunlarının çözümü için önemli adımlar olarak görülüyor.
Peki ne var gündemde?
Onkoloji Hastanesi’nin açılışı, hızlı trenin yıl sonuna yetişmesi, raylı sistemin şehir hastanesine uzatılması… Yıllardır konuşulan ama bir türlü hız kazanamayan kentsel dönüşümün yeniden ele alınması… Ve tabii ki vatandaşın cebini doğrudan ilgilendiren su ve ulaşım zamları…
Sokaktaki vatandaş ne diyor biliyor musunuz?
“Biz hizmete bakarız abi… Kim yaparsa yapsın, yeter ki yapsın.”
Aslında meselenin özeti tam da bu.
1 Mayıs’ta Uludağ’da yapılacak toplantı, bu sürecin önemli dönüm noktalarından biri olacak gibi görünüyor. Parti üst yönetiminin de katılacağı bu buluşmada, Bursa’nın sorunları masaya yatırılacak. Anlaşılan o ki önümüzdeki günlerde siyaset daha da ısınacak.
Son söz yerine yine halk ağzıyla bitirelim:
“Ateş olmayan yerden duman çıkmaz ama bazen de ateşi körükleyen çok olur.”
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ercan Akyıldız
CHP’de Savrulma,bir tavşan hikayesi..
Siyaset bazen ağır akar, bazen de dere yatağını değiştirir. Bugünlerde olan tam da bu… CHP cephesine bakıyorsun, ortalık bir hayli karışık. “Mutlak butlan” tartışmaları ayrı bir köşede kaynıyor, belediyelere yönelik rüşvet ve yolsuzluk iddiaları başka bir yerden fokurduyor. Üstüne bir de Uşak’tan gelen görüntüler… Haliyle vatandaş kahvede çayını yudumlarken, kimisi üzülerek kimisi de çekirdek çitleyerek izliyor olan biteni.
İşin özüne bakınca mesele sadece bugünün meselesi değil. CHP’nin aday belirleme sürecinde yaptığı hatalar, bugün önüne dosya dosya geliyor. “Bilerek mi yapıldı, bilmeyerek mi?” tartışılır ama sonuç ortada.
Oysa siyasetçide olsa, başka bir makamda da olsa görgüyle büyüyen insan asla şımarmaz. Ayıp bilir...Edep bilir
Eskiler ne derdi? “Asil azmaz, bal kokmaz.” Ama bugün görünen o ki bal da kokmuş, kavanoz da çatlamış.
Tam bu noktada Karadeniz’in meşhur Temel’ini hatırlamamak elde değil. Temel ava çıkmış, hiçbir şey vuramadığı için, dönüşte kasaba uğramış tavşan satın almış…Eve gelince hanımı sormuş..Habu nedur, soyulmuş tavşani nasıl avlayisun..
Temel'in “Sevgilisiyle yakaladım, giyinmeye fırsat bulamadı” demesi gibi… Siyasette de bazen öyle hikâyeler anlatılıyor ki insan gülse mi ağlasa mı bilemiyor.
Gel gelelim Bursa’ya…
Nilüfer’den başlayan süreç, adeta domino etkisi yaptı. Eski başkan Turgay Erdem’in tutuklanması, ardından Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in gözaltı ve tutuklama süreci derken, CHP içindeki çatlak artık gizlenemez hale geldi.
Kısa süre olmasına rağmen, bugün gelinen noktada yapılan protestolara bakıyorsun; eskisi gibi kalabalık yok. Parti teşkilatları var ama sokaktaki vatandaş mesafeli. Halkın diliyle söyleyelim: “Ateş düştüğü yeri yakıyor ama millet artık elini de uzatmıyor.”
Belediye tarafında ise işler daha da ilginç. Meclis dengeleri değişince yönetim AK Parti’ye geçti, Şahin Biba koltuğa oturdu. Sonrasında ortaya saçılan iddialar, özellikle işe alımlardaki “kirli pazarlık” söylentileri…(Yine CHP'liler tarafından kayıt altına alınmış. Bir kısmı bana da ulaştı) Kulisler hareketli, dosyalar dolaşıyor. “Daha neler çıkacak?” diye soran sorana..
AK Parti cephesine baktığımızda ise daha sessiz ama planlı bir hareketlilik var. İl Başkanı Davut Gürkan sahada yoğun bir tempo içinde. Ankara ziyaretleri, bakanlık temasları… Özellikle Bakan Murat Kurum ile yapılan görüşmeler, Bursa’nın kronikleşmiş sorunlarının çözümü için önemli adımlar olarak görülüyor.
Peki ne var gündemde?
Onkoloji Hastanesi’nin açılışı, hızlı trenin yıl sonuna yetişmesi, raylı sistemin şehir hastanesine uzatılması… Yıllardır konuşulan ama bir türlü hız kazanamayan kentsel dönüşümün yeniden ele alınması… Ve tabii ki vatandaşın cebini doğrudan ilgilendiren su ve ulaşım zamları…
Sokaktaki vatandaş ne diyor biliyor musunuz?
“Biz hizmete bakarız abi… Kim yaparsa yapsın, yeter ki yapsın.”
Aslında meselenin özeti tam da bu.
1 Mayıs’ta Uludağ’da yapılacak toplantı, bu sürecin önemli dönüm noktalarından biri olacak gibi görünüyor. Parti üst yönetiminin de katılacağı bu buluşmada, Bursa’nın sorunları masaya yatırılacak. Anlaşılan o ki önümüzdeki günlerde siyaset daha da ısınacak.
Son söz yerine yine halk ağzıyla bitirelim:
“Ateş olmayan yerden duman çıkmaz ama bazen de ateşi körükleyen çok olur.”
Bursa’da duman yükseliyor…Bakalım yangın nereye sıçrayacak.
Bekleyip görelim...