Efkan Ala konuştu, "Ayrıcalık yok, hesap vakti...!"
Yazının Giriş Tarihi: 08.11.2026 12:05
Yazının Güncellenme Tarihi: 08.11.2026 12:07
Sonbahar biraz hüzünlü geçiyor. Bir yandan ortaya çıkan tabloya üzülüyoruz, diğer yandan yıllardır beklenen hesaplaşmanın yaşanması içimize su serpiyor...
Göreve geldiği günden beri başarılı işlere imza atan Adalet Bakanı Akın Gürlek'in borsa soruşturmalarına ilişkin açıklamaları, meselenin sıradan bir borsa manipülasyonu veya vurgunundan ibaret olmadığını ortaya koydu. Bakan Gürlek, karşılarındaki yapının kapsamlı bir suç örgütü olduğunu, örgüt üyeleri arasında hiyerarşik ve sistemli bir iş birliğinin delillerine ulaşıldığını açıkladı.
Ortaya çıkan rakamlar da oldukça çarpıcı.
Açıklama yapıldığı gün için 112 kişi tutuklanmış, 186 kişi hakkında adli kontrol kararı verilmiş, 38 kişi hakkında yakalama kararı çıkarılmış. Ayrıca 359 gerçek kişi ve 111 tüzel kişinin mal varlıklarına ve banka hesaplarına bloke ve tedbir uygulanmış.
Üstelik bu rakamlar sürekli artıyor.
Bunu Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu kararlı iradenin bir sonucu olarak değerlendirmeliyiz..
Doğrusu, bu gelişmeleri destekleyen insanlar olarak içimizde hem bir burukluk hem de bir umut var. Dışarıdan bakınca yüzümüzde hafif bir tebessüm, içimizde ise ağlayan bir çocuk. Bunu da kabul edelim...
Çünkü insanların alın teriyle biriktirdiği parasının, birilerinin oyun masasında buharlaşması, yada servetine servet katmak için kullanması kolay hazmedilecek bir mesele değil.
Ama en büyük tesellimiz, kim olursa olsun soruşturmanın ucunun nereye uzandığına bakılmaksızın hesap soruluyor olması..
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın iradesinin son derece açık olduğunu belirterek, kim olursa olsun haksız kazanç sağlayanların yaptıklarının yanına kar kalmayacağını söyledi. Vatandaşların mağduriyetlerinin kamuya ilave yük getirilmeden giderilmesi için adımlar atılacağını da ifade etti.
Tam da böyle bir süreçte AK Parti Genel Başkan Vekili ve Bursa Milletvekili Efkan Ala'nın 67. İl Danışma Meclisi toplantısında yaptığı konuşma dikkat çekiciydi.
Ala'nın şu sözleri aslında meselenin özetini açık ve net olarak ortaya koydu..
"Devlete talipseniz, servete talip olamazsınız!"
Devamında da kim yanlış yaparsa yapsın ayrım gözetmediklerini, yanlış yapanın siyasetçi olması halinde siyasetin dışına çıkarılacağını, bürokrat olması halinde görevden alınacağını söyledi.
Bir başka ifadeyle, kimse bulunduğu makamın arkasına saklanmasın!
Efkan Ala'nın muhalefete yönelik eleştirileri de vardı. Milletin emanet ettiği belediyeleri kötü yönetenlerin yargılanması karşısında onları savunmak yerine yapılan yanlışların karşısında durulması gerektiğini vurguladı.
Aslında burada önemli bir ahlak dersi var.
Makam dediğiniz şey babanızın malı değil, bütçe de kimsenin kasası değil. Millet size bir emanet veriyorsa, o emanete gözünüz gibi bakacaksınız. Yoksa emaneti alıp kendinize servet kapısı yaparsanız gün gelir o kapı yüzünüze öyle bir çarpar ki ayakta duracak haliniz kalmaz.
Gelelim Bursa'ya...
Benim asıl merak ettiğim konu, bu büyük soruşturmanın Bursa'ya nasıl yansıyacağı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada adı geçen şirketler arasında Keskinoğlu Tavukçuluk ve Damızlık İşletmeleri Sanayi Ticaret A.Ş. de bulunuyordu. Şirketin yönetim kurulu başkanı ise BTSO Başkanlığı koltuğuna oturan Özer Matlı olduğu ifade edilmişti..
Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre şirket üzerindeki tedbir, açıklamadan bir gün sonra kaldırılmıştı. Ancak şirket yöneticilerinin şahsi mal varlıklarına tedbir konulup konulmadığı konusunda bir açıklama yapılmamıştı.
Şimdi burada kimseyi peşinen suçlamak gibi bir niyetimiz yok. Soruşturmanın sonucu elbette yargının vereceği kararla yada soruşturmaların sonucunda belli olacak. Ancak kamuoyunun merak ettiği soruları sormak da gazetecinin görevidir.
Efkan Ala'nın BTSO seçimlerinin hemen ardından Bursa'ya gelmesi, önceki akşamki toplantıda bu kadar net ve sert mesajlar vermesi elbette dikkatlerden kaçmadı.
Acaba bu sözler sadece genel bir siyasi mesaj mıydı, yoksa Bursa'da önümüzdeki günlerde yaşanacak gelişmelere dair bir işaret miydi?
Bunu zaman gösterecek.
Bakın;
Siyasette de ticarette de dostluk başka, hesap başka. Eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya bile gözaltına alınıp tutuklanarak Silivri, Cezaevine gönderildi. Gelişmeler gösteriyor ki kimsenin makamına, koltuğuna, çevresine güvenerek dokunulmaz olduğunu düşünmesinin de bir anlamı kalmamıştır.
Çünkü devletin emanetiyle milletin parası söz konusu olduğunda kimsenin hatırına bakılmaz. Bakılmıyor da…
Bekleyip görelim; Bursa'da daha hangi taşlar yerinden oynayacak?
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ercan Akyıldız
Efkan Ala konuştu, "Ayrıcalık yok, hesap vakti...!"
Sonbahar biraz hüzünlü geçiyor. Bir yandan ortaya çıkan tabloya üzülüyoruz, diğer yandan yıllardır beklenen hesaplaşmanın yaşanması içimize su serpiyor...
Göreve geldiği günden beri başarılı işlere imza atan Adalet Bakanı Akın Gürlek'in borsa soruşturmalarına ilişkin açıklamaları, meselenin sıradan bir borsa manipülasyonu veya vurgunundan ibaret olmadığını ortaya koydu. Bakan Gürlek, karşılarındaki yapının kapsamlı bir suç örgütü olduğunu, örgüt üyeleri arasında hiyerarşik ve sistemli bir iş birliğinin delillerine ulaşıldığını açıkladı.
Ortaya çıkan rakamlar da oldukça çarpıcı.
Açıklama yapıldığı gün için 112 kişi tutuklanmış, 186 kişi hakkında adli kontrol kararı verilmiş, 38 kişi hakkında yakalama kararı çıkarılmış. Ayrıca 359 gerçek kişi ve 111 tüzel kişinin mal varlıklarına ve banka hesaplarına bloke ve tedbir uygulanmış.
Üstelik bu rakamlar sürekli artıyor.
Bunu Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu kararlı iradenin bir sonucu olarak değerlendirmeliyiz..
Doğrusu, bu gelişmeleri destekleyen insanlar olarak içimizde hem bir burukluk hem de bir umut var. Dışarıdan bakınca yüzümüzde hafif bir tebessüm, içimizde ise ağlayan bir çocuk. Bunu da kabul edelim...
Çünkü insanların alın teriyle biriktirdiği parasının, birilerinin oyun masasında buharlaşması, yada servetine servet katmak için kullanması kolay hazmedilecek bir mesele değil.
Ama en büyük tesellimiz, kim olursa olsun soruşturmanın ucunun nereye uzandığına bakılmaksızın hesap soruluyor olması..
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın iradesinin son derece açık olduğunu belirterek, kim olursa olsun haksız kazanç sağlayanların yaptıklarının yanına kar kalmayacağını söyledi. Vatandaşların mağduriyetlerinin kamuya ilave yük getirilmeden giderilmesi için adımlar atılacağını da ifade etti.
Tam da böyle bir süreçte AK Parti Genel Başkan Vekili ve Bursa Milletvekili Efkan Ala'nın 67. İl Danışma Meclisi toplantısında yaptığı konuşma dikkat çekiciydi.
Ala'nın şu sözleri aslında meselenin özetini açık ve net olarak ortaya koydu..
"Devlete talipseniz, servete talip olamazsınız!"
Devamında da kim yanlış yaparsa yapsın ayrım gözetmediklerini, yanlış yapanın siyasetçi olması halinde siyasetin dışına çıkarılacağını, bürokrat olması halinde görevden alınacağını söyledi.
Bir başka ifadeyle, kimse bulunduğu makamın arkasına saklanmasın!
Efkan Ala'nın muhalefete yönelik eleştirileri de vardı. Milletin emanet ettiği belediyeleri kötü yönetenlerin yargılanması karşısında onları savunmak yerine yapılan yanlışların karşısında durulması gerektiğini vurguladı.
Aslında burada önemli bir ahlak dersi var.
Makam dediğiniz şey babanızın malı değil, bütçe de kimsenin kasası değil. Millet size bir emanet veriyorsa, o emanete gözünüz gibi bakacaksınız. Yoksa emaneti alıp kendinize servet kapısı yaparsanız gün gelir o kapı yüzünüze öyle bir çarpar ki ayakta duracak haliniz kalmaz.
Gelelim Bursa'ya...
Benim asıl merak ettiğim konu, bu büyük soruşturmanın Bursa'ya nasıl yansıyacağı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada adı geçen şirketler arasında Keskinoğlu Tavukçuluk ve Damızlık İşletmeleri Sanayi Ticaret A.Ş. de bulunuyordu. Şirketin yönetim kurulu başkanı ise BTSO Başkanlığı koltuğuna oturan Özer Matlı olduğu ifade edilmişti..
Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre şirket üzerindeki tedbir, açıklamadan bir gün sonra kaldırılmıştı. Ancak şirket yöneticilerinin şahsi mal varlıklarına tedbir konulup konulmadığı konusunda bir açıklama yapılmamıştı.
Şimdi burada kimseyi peşinen suçlamak gibi bir niyetimiz yok. Soruşturmanın sonucu elbette yargının vereceği kararla yada soruşturmaların sonucunda belli olacak. Ancak kamuoyunun merak ettiği soruları sormak da gazetecinin görevidir.
Efkan Ala'nın BTSO seçimlerinin hemen ardından Bursa'ya gelmesi, önceki akşamki toplantıda bu kadar net ve sert mesajlar vermesi elbette dikkatlerden kaçmadı.
Acaba bu sözler sadece genel bir siyasi mesaj mıydı, yoksa Bursa'da önümüzdeki günlerde yaşanacak gelişmelere dair bir işaret miydi?
Bunu zaman gösterecek.
Bakın;
Siyasette de ticarette de dostluk başka, hesap başka. Eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya bile gözaltına alınıp tutuklanarak Silivri, Cezaevine gönderildi. Gelişmeler gösteriyor ki kimsenin makamına, koltuğuna, çevresine güvenerek dokunulmaz olduğunu düşünmesinin de bir anlamı kalmamıştır.
Çünkü devletin emanetiyle milletin parası söz konusu olduğunda kimsenin hatırına bakılmaz. Bakılmıyor da…
Bekleyip görelim; Bursa'da daha hangi taşlar yerinden oynayacak?