SON DAKİKA
Hava Durumu

Eğitimde 'etik' ve 'adalet' tartışması...

Yazının Giriş Tarihi: 14.12.2025 11:37
Yazının Güncellenme Tarihi: 14.12.2025 11:38

Bu şehirde yaşayan, bu şehrin havasını soluyan, ekmeğini yiyen herkesin yapılan çalışmaları sorgulama hakkı vardır. Ancak bu sorgulama yalnızca siyasi bir gözlükle değil, insani ve vicdani bir bakış açısıyla yapılmalıdır.

Gazeteciliğin özü de tam olarak budur: Toplum adına sorular sormak, yanlışları görünür kılmak ve doğruyu savunmak. Ardından toplumla paylaşmak...

Bugün Bursa’da ve Türkiye’nin dört bir yanında eğitim sistemi üzerinden ciddi bir rahatsızlık hissediliyor. Bu rahatsızlığın merkezinde ise Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda yaşanan 'adalet' ve 'etik' sorunu var.

Açık konuşalım…

Devletin maaşını alan, devletin okulunda görev yapan bir öğretmenin aynı zamanda özel ders vererek gelir elde etmesi sizce ne kadar doğru? Bana göre bu durum sadece etik bir problem değil, aynı zamanda sistemin içten içe sıkıntıda olmasının da göstergesi olarak değerlendirilmeli..

Çünkü burada fırsat eşitliği zedeleniyor, dar gelirli ailelerin çocukları daha baştan yarışın dışında bırakılıyor.

Daha vahimi şu: Çalışanla çalışmayan, kendini geliştirenle yerinde sayan aynı maaşı alıyor. Performans yok, denetim yok, hesap soran yok. Yetmiyor, bazı öğretmenler için okul artık eğitim yuvası değil, potansiyel “öğrenci devşirme alanı” haline geliyor. Bu ifadeler benim kişisel yorumum değil; Milli Eğitim’de üst düzey bir yetkilinin bizzat aktardığı tespitlerdir.

Burada temel sorun 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun artık günün şartlarına cevap verememesidir. Bu yasa, bir kısım kamu görevlisini koruyan bir zırha dönüşmüş durumda. Performansa dayalı, sözleşmeli ve ölçülebilir bir sistem artık kaçınılmazdır. Aynen Avrupa da olduğu gibi...İşini hakkıyla yapan baş tacı edilmeli, görevini savsaklayan ise bunun bedelini ödemelidir.

Şunun altını özellikle çizmek istiyorum: Bu eleştiriler kesinlikle öğretmenlik mesleğine yönelik değildir. Aksine, idealist ve fedakâr öğretmenlerin emeğini korumak içindir.

Bugün sistem, iyi olanla kötü olanı ayırt edemediği için eğitim kalitesi her geçen gün düşmektedir.

İktidar, eğitim başta olmak üzere birçok alanda iyi niyetle adımlar atmaya çalışıyor. Okullar yenileniyor. Yeni okullar yapılıyor. Öğretmenler hiç de azımsanmayacak kadar maaş alıyor. Ancak sahadaki bürokratik yapı bu adımları törpülüyor.

Gelinen noktada, vatandaş, yatırımı değil yaşadığı sorunu görüyor. Çocuğunun aldığı eğitimi sorguluyor. Haksızda değiller…

Eğer gerçekten güçlü bir gelecek inşa etmek istiyorsak, işe Milli Eğitim’den başlamalıyız. Eğitimde adalet sağlanmadan ne ekonomik kalkınma olur ne de toplumsal huzur.

Bursa’da hissedilen bu rahatsızlık aslında tüm Türkiye’nin ortak meselesidir.

Ve artık görmezden gelinmemelidir.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.