Faruk Çelik: “BTSO seçiminin benimle ne alakası var?”
Yazının Giriş Tarihi: 14.09.2026 15:07
Yazının Güncellenme Tarihi: 14.09.2026 15:09
Önceki gün bir yerde çok güzel bir söz okudum:
“Herkes senin hikayeni anlayamaz. Çünkü o hikaye de ne yaşadığını, ne hissettiğini sadece sen bilirsin.”
Bazen bir sözü anlatmak için sayfalarca yazmaya da gerek yoktur. Hele konu Bursa, siyaset ve BTSO seçimleri olunca…
Bildiğiniz gibi Bursa’da son günlerde gündemin ilk sıralarında BTSO seçimleri var. Bir tarafta mevcut Başkan İbrahim Burkay, diğer tarafta Özer Matlı ekibi…
Başkanlık seçiminden önce asıl hararet komite seçimlerinde yaşanıyor. Her iki taraf da destekledikleri listelerin kazanması için sahada yoğun bir mücadele veriyor.
Hal böyle olunca da seçimle doğrudan ya da dolaylı ilgisi olduğu düşünülen herkesin adı bir şekilde gündeme geliyor.
Bu isimlerden biri de Bakan Faruk Çelik.
Siyasetin duayenlerinden Faruk Çelik, her ne kadar Artvin Milletvekili olarak hizmetlerini seçim bölgesinde sürdürüyor olsa da Bursa ile bağı ve ismi burada hiç gündemden düşmüyor.
Ben de kendisini arayıp doğrudan sordum:
“Bakanım, BTSO seçimlerinde isminiz sürekli gündeme geliyor. Bu konuda sizin de söyleyecekleriniz var mı?”
Açıkçası aramama memnun oldu.
Ve söze oldukça net başladı:
“BTSO seçimlerinin benimle ilişkilendirilmesi kadar saçma bir şey olamaz.”
Hani halk arasında “Yok artık!” denir ya… Bakan Çelik’in anlatımı da tam o hesap.
Özellikle Özer Matlı’nın Karacabey tarafındaki yatırımlarının bile kendisiyle ilişkilendirildiğini söyleyerek tepki gösterdi…
“Böyle seçim mi olur?” diye de soruyor.
Bakan Çelik’e göre ortada iki aday var: İbrahim Burkay ve Özer Matlı.Birisi mevcut başkan, diğeri karşısına aday olarak çıkmış.
“Bunun benimle ne alakası var?” diyor.
Hatta sözünü daha da ileri götürüyor:
“Benim aday çıkarmak gibi bir düşüncem olsaydı kendi oğlumu çıkarırdım.”
Burada da Bursaspor Başkanı Enes Çelik ve Uludağ OSB örneğini veriyor.
Ve ekliyor;
“Oğlum Uludağ OSB‘nin başkanı… Borçlu OSB‘yi borçsuz hale getirdi, altyapıyı yeniden inşa etti. Yani başarılı. Bursaspor’da da başarılı… Ben oğlumu aday olarak gösterebilirdim. Onu seviyor sporda kalmak istediği için aday olmayacağını söyledi.
Bakan Çelik daha sonra şunları söyledi;
“BTSO da ben aday çıkardım diye bir şey söz konusu olamaz. Bu arkadaşlara yakışıksız bir itham olur ama dileyen dilediği adamı destekleyebilir…
Bursaspor başkanı olarak da oğlumun Sayın Matlı’nın yanında görülmesi de şaşılacak bir şey değil… Sayın Matlı açık şeffaf bir şekilde Bursaspor’a destek vermiştir. İnşallah seçimden sonra da bu destek devam eder. Kimse unutmasın Ekim seçiminden sonra herkes herkesin yüzüne bakacak. Onun için ne konuştuğuna dikkat etsin. Hele hele “İftira, yalanlar” buralara kaymasın tavsiyesinde bulunurum. Sayın Akyıldız arayıp doğru bilgiyi benden alma yolunu tercih ettiğin için de ayrıca teşekkür ediyorum…”
Çelik; Seçim öncesinde Burkay tarafının da kendisine “Oğlunuz aday olacak mı?” diye sorulduğunu anlatıyor.
Cevabı ise net olmuş:
“Oğlum aday değil. Sporla ilgileniyor, destek verin.”
Yani anlayacağınız, Bakan Çelik “Benim oğlum yok mu, niye başkasını arıyorsunuz?” demiyor; tam tersine “Benim bu seçimde kimseyi aday çıkarmadım ” diyor.
Davut Gürkan’la da bu konuyu konuştuğunu belirtiyor.
Burkay ve Matlı’nın her ikisinin de görüştüğü insanlar olduğunu, seçimden sonra da görüşmeye devam edeceklerini söylüyor.
Ve önemli bir noktaya dikkat çekiyor: “Bir adayı dışlamak ne Bursa’nın ne de partimizin hayrına.”
Bence burası önemli.
Çünkü seçim dediğiniz şey sonuçta seçimdir. Adaylar çıkar, projelerini anlatır, ekiplerini kurar, yarışır. Son sözü de sandık söyler.
Esasen, her taşın altından aynı ismi çıkarmaya çalışırsak, bir süre sonra taşın kendisi bile yorulur!
Bakan Çelik ayrıca son dönemde Bursa’da değil, ağırlıklı olarak Artvin’de olduğunu özellikle vurguluyor.
“Beş gündür Artvin’deydim, ondan önce de on gün Artvin’deydim. Seçim bölgemde önemli projelerin peşindeyim” diyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rize programına da değiniyor.
Cumhurbaşkanı’nı Rize’de karşıladığını, ardından Samsun’a uğurlayıp Bursa’ya geldiğini ve Bursa maçına yetiştiğini anlatıyor.
Hal böyleyken, kendisinin bir buçuk aydır seçim bölgesinde olduğunu söylemesine rağmen BTSO seçimlerinin her fırsatta Faruk Çelik’le ilişkilendirilmesine anlam veremiyor.
Şimdi gelelim sadede…
Ben bu yazıyı yazarken bir tarafı diğer tarafa karşı savunmak için değil, mesleğimizin gereğini yapmak için kaleme aldım.
Çünkü BTSO seçimlerinde tarafımı daha önce açıkça ifade etmiştim. İbrahim Burkay’a açık destek veren bir gazeteciyim. Bunu saklamaya da gerek yok.
Ama taraf olmak başka, gazetecilik başka…
Bakan Faruk Çelik’i aradım, kendisine sorularımı sordum ve söylediklerini de kamuoyuyla paylaşmayı görev bildim.
Çünkü gazetecilik biraz da budur.
Duyduğunu yazmak değil, duyduğunun sahibine “Bunu gerçekten siz mi söylediniz?” diye sormaktır.
Yoksa kulaktan kulağa giden her sözün son durağı gazetecilik olursa, işimiz zor!
Bir de son söz olarak meşhur fıkrayı hatırlatalım.
Kör, sağıra “Çok güzelsin” demiş.
Kör görmemiş, sağır duymamış, dilsiz de anlatamamış!
BTSO seçimlerinde de bazı iddialar sanki bu fıkraya dönüyor.
Biri söylüyor, diğeri duymuyor, öteki görmüyor ama sonunda herkes Faruk Çelik’i konuşuyor!
Oysa iki aday var.
İki ekip var.
Bir seçim var.
Bırakalım adaylar yarışsın, üyeler karar versin.
Çünkü “Geç yağan yağmurun çiçeğe faydası yoktur.”
Seçim günü geldiğinde herkes sandıkta söyleyeceğini söyler.
Gerisi?
Gerisi biraz dedikodu, biraz yorum, biraz da Bursa’nın meşhur “duydun mu?” gazeteciliği…
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ercan Akyıldız
Faruk Çelik: “BTSO seçiminin benimle ne alakası var?”
Önceki gün bir yerde çok güzel bir söz okudum:
“Herkes senin hikayeni anlayamaz. Çünkü o hikaye de ne yaşadığını, ne hissettiğini sadece sen bilirsin.”
Bazen bir sözü anlatmak için sayfalarca yazmaya da gerek yoktur. Hele konu Bursa, siyaset ve BTSO seçimleri olunca…
Bildiğiniz gibi Bursa’da son günlerde gündemin ilk sıralarında BTSO seçimleri var. Bir tarafta mevcut Başkan İbrahim Burkay, diğer tarafta Özer Matlı ekibi…
Başkanlık seçiminden önce asıl hararet komite seçimlerinde yaşanıyor. Her iki taraf da destekledikleri listelerin kazanması için sahada yoğun bir mücadele veriyor.
Hal böyle olunca da seçimle doğrudan ya da dolaylı ilgisi olduğu düşünülen herkesin adı bir şekilde gündeme geliyor.
Bu isimlerden biri de Bakan Faruk Çelik.
Siyasetin duayenlerinden Faruk Çelik, her ne kadar Artvin Milletvekili olarak hizmetlerini seçim bölgesinde sürdürüyor olsa da Bursa ile bağı ve ismi burada hiç gündemden düşmüyor.
Ben de kendisini arayıp doğrudan sordum:
“Bakanım, BTSO seçimlerinde isminiz sürekli gündeme geliyor. Bu konuda sizin de söyleyecekleriniz var mı?”
Açıkçası aramama memnun oldu.
Ve söze oldukça net başladı:
“BTSO seçimlerinin benimle ilişkilendirilmesi kadar saçma bir şey olamaz.”
Hani halk arasında “Yok artık!” denir ya… Bakan Çelik’in anlatımı da tam o hesap.
Özellikle Özer Matlı’nın Karacabey tarafındaki yatırımlarının bile kendisiyle ilişkilendirildiğini söyleyerek tepki gösterdi…
“Böyle seçim mi olur?” diye de soruyor.
Bakan Çelik’e göre ortada iki aday var: İbrahim Burkay ve Özer Matlı.Birisi mevcut başkan, diğeri karşısına aday olarak çıkmış.
“Bunun benimle ne alakası var?” diyor.
Hatta sözünü daha da ileri götürüyor:
“Benim aday çıkarmak gibi bir düşüncem olsaydı kendi oğlumu çıkarırdım.”
Burada da Bursaspor Başkanı Enes Çelik ve Uludağ OSB örneğini veriyor.
Ve ekliyor;
“Oğlum Uludağ OSB‘nin başkanı… Borçlu OSB‘yi borçsuz hale getirdi, altyapıyı yeniden inşa etti. Yani başarılı. Bursaspor’da da başarılı… Ben oğlumu aday olarak gösterebilirdim. Onu seviyor sporda kalmak istediği için aday olmayacağını söyledi.
Bakan Çelik daha sonra şunları söyledi;
“BTSO da ben aday çıkardım diye bir şey söz konusu olamaz. Bu arkadaşlara yakışıksız bir itham olur ama dileyen dilediği adamı destekleyebilir…
Bursaspor başkanı olarak da oğlumun Sayın Matlı’nın yanında görülmesi de şaşılacak bir şey değil… Sayın Matlı açık şeffaf bir şekilde Bursaspor’a destek vermiştir. İnşallah seçimden sonra da bu destek devam eder. Kimse unutmasın Ekim seçiminden sonra herkes herkesin yüzüne bakacak. Onun için ne konuştuğuna dikkat etsin. Hele hele “İftira, yalanlar” buralara kaymasın tavsiyesinde bulunurum. Sayın Akyıldız arayıp doğru bilgiyi benden alma yolunu tercih ettiğin için de ayrıca teşekkür ediyorum…”
Çelik; Seçim öncesinde Burkay tarafının da kendisine “Oğlunuz aday olacak mı?” diye sorulduğunu anlatıyor.
Cevabı ise net olmuş:
“Oğlum aday değil. Sporla ilgileniyor, destek verin.”
Yani anlayacağınız, Bakan Çelik “Benim oğlum yok mu, niye başkasını arıyorsunuz?” demiyor; tam tersine “Benim bu seçimde kimseyi aday çıkarmadım ” diyor.
Davut Gürkan’la da bu konuyu konuştuğunu belirtiyor.
Burkay ve Matlı’nın her ikisinin de görüştüğü insanlar olduğunu, seçimden sonra da görüşmeye devam edeceklerini söylüyor.
Ve önemli bir noktaya dikkat çekiyor: “Bir adayı dışlamak ne Bursa’nın ne de partimizin hayrına.”
Bence burası önemli.
Çünkü seçim dediğiniz şey sonuçta seçimdir. Adaylar çıkar, projelerini anlatır, ekiplerini kurar, yarışır. Son sözü de sandık söyler.
Esasen, her taşın altından aynı ismi çıkarmaya çalışırsak, bir süre sonra taşın kendisi bile yorulur!
Bakan Çelik ayrıca son dönemde Bursa’da değil, ağırlıklı olarak Artvin’de olduğunu özellikle vurguluyor.
“Beş gündür Artvin’deydim, ondan önce de on gün Artvin’deydim. Seçim bölgemde önemli projelerin peşindeyim” diyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rize programına da değiniyor.
Cumhurbaşkanı’nı Rize’de karşıladığını, ardından Samsun’a uğurlayıp Bursa’ya geldiğini ve Bursa maçına yetiştiğini anlatıyor.
Hal böyleyken, kendisinin bir buçuk aydır seçim bölgesinde olduğunu söylemesine rağmen BTSO seçimlerinin her fırsatta Faruk Çelik’le ilişkilendirilmesine anlam veremiyor.
Şimdi gelelim sadede…
Ben bu yazıyı yazarken bir tarafı diğer tarafa karşı savunmak için değil, mesleğimizin gereğini yapmak için kaleme aldım.
Çünkü BTSO seçimlerinde tarafımı daha önce açıkça ifade etmiştim. İbrahim Burkay’a açık destek veren bir gazeteciyim. Bunu saklamaya da gerek yok.
Ama taraf olmak başka, gazetecilik başka…
Bakan Faruk Çelik’i aradım, kendisine sorularımı sordum ve söylediklerini de kamuoyuyla paylaşmayı görev bildim.
Çünkü gazetecilik biraz da budur.
Duyduğunu yazmak değil, duyduğunun sahibine “Bunu gerçekten siz mi söylediniz?” diye sormaktır.
Yoksa kulaktan kulağa giden her sözün son durağı gazetecilik olursa, işimiz zor!
Bir de son söz olarak meşhur fıkrayı hatırlatalım.
Kör, sağıra “Çok güzelsin” demiş.
Kör görmemiş, sağır duymamış, dilsiz de anlatamamış!
BTSO seçimlerinde de bazı iddialar sanki bu fıkraya dönüyor.
Biri söylüyor, diğeri duymuyor, öteki görmüyor ama sonunda herkes Faruk Çelik’i konuşuyor!
Oysa iki aday var.
İki ekip var.
Bir seçim var.
Bırakalım adaylar yarışsın, üyeler karar versin.
Çünkü “Geç yağan yağmurun çiçeğe faydası yoktur.”
Seçim günü geldiğinde herkes sandıkta söyleyeceğini söyler.
Gerisi?
Gerisi biraz dedikodu, biraz yorum, biraz da Bursa’nın meşhur “duydun mu?” gazeteciliği…
Biz ise duyduğumuzu sahibine sorduk.
Cevabı da sizlerle paylaştık.