SON DAKİKA
Hava Durumu

Kim neyin peşinde?

Yazının Giriş Tarihi: 24.03.2026 11:23
Yazının Güncellenme Tarihi: 24.03.2026 11:24

Siyaset dediğin şey, aslında millete hizmetin başka bir yoludur. Lafla değil, işle olur. İnsanların huzur içinde yaşaması, geleceğe güvenle bakması için bir araçtır siyaset. Ama gel gör ki bugün memlekette siyaset bazen hizmetten çok tartışmanın, polemiğin, hatta yer yer dedikodunun aracı haline geliyor.

Etrafımıza bir bakın… Dünya kaynıyor. Adeta bir ateş çemberinin içindeyiz. Böyle bir tabloda ülkeyi yönetenlerin başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve devlet görevlilerinin omzundaki yük de ağır. Bu ateşin bize sıçramaması için verilen mücadeleyi görmezden gelmek de haksızlık olur. Çünkü burada mesele parti meselesi değil; mesele bayrak, mesele memleket..

Ama işin bir de öbür tarafı var. Böyle kritik zamanlarda muhalefetin de net, sağlam ve güven veren bir duruş ortaya koyması gerekir. Millet şunu görmek ister: “Evet, farklı düşünüyoruz ama söz konusu vatan olunca biriz.” İşte bu noktada eksiklik hissediliyor. Tartışmaların odağı memleketten çok kişiler, iç çekişmeler ve koltuk kavgaları olunca, doğal olarak güven de zedeleniyor.

CHP'ye bakıyorsunuz, parti içinde ayrı bir kavga, dışarıda ayrı bir söylem… Bir yandan “birlik” deniyor ama diğer yandan içeride muhalif sesler tek tek susturuluyor. Bu da ister istemez parti tabanında “Ne oluyor?” sorusunu akla getiriyor.

Bir de CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in Adalet Bakanı Akın Gürlek'le ilgili, ortaya koyduğu 452 milyonluk gayrimenkul iddiası var… Siyasette iddia olur, eleştiri olur, hatta sert tartışma da olur. Ama iş iftiraya, sahte belgelerle suçlamaya, kulaktan dolma bilgilere gelince orada durmak lazım.

Çünkü bu işin geri dönüşü yok. Bir söz ortaya atıldı mı, doğru mu yanlış mı bakılmadan yayılıyor. Sosyal medyada alıyor başını gidiyor. Sonra işin aslı ortaya çıksa bile kimse dönüp “Ben yanılmışım” demiyor.

Şunu açık açık söyleyelim: Yalan ve iftira üzerinden siyaset yapılmaz. Yapılsa da kimseye faydası olmaz. Aksine, siyasetin itibarını yerle bir eder. Milletin gözünde herkes aynı kefeye konur.

Sosyal medya da işin cabası… Orada iki tip insan var. Birincisi aklı selim sahibi. Okur, araştırır, tartar, öyle paylaşır. İkincisi ise ne görse inanır, ne duysa paylaşır. İşte en büyük sıkıntı burada. Çünkü bir yalan, doğruymuş gibi servis edilince o ikinci grup anında harekete geçiyor. Sonra olan oluyor.

Kalabalığa “sahtekar var” diye bağırın, ilk dönen kendine alınan olur derler ya… Aynen öyle. Ortalık bir anda karışır. Kim ne dedi, ne demek istedi, kim doğru kim yanlış belli olmaz.

O yüzden siyaset yapan herkesin şunu iyi bilmesi lazım: Her şey hukuka uygun olabilir ama bu, her şeyin ahlaki olduğu anlamına gelmez. Ahlak yoksa, güven yoktur. Güven yoksa da siyaset sadece gürültüden ibaret kalır.

Son olarak şunu ifade etmek istiyorum;

Bu ülke çok badireler atlattı, yine atlatır. Ama bunun yolu birbirimize çamur atmak değil, doğruyu konuşmak, sağlam durmak ve en önemlisi ahlaklı siyaset yapmaktan geçer. Ne zaman ki bu anlayış yerleşir, işte o zaman hem siyaset kazanır hem millet.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.