Bursa’da Belediyelerin gündemi malum… Kimi “para yok” diye dert yanıyor, kimi “Maliye ve SGK ödemelerinde bizi sıkıştırıyorlar” diye topu taca atıyor. Ama bir de çıkıp “ben yaparım kardeşim” diyenler var. İşte Oktay Yılmaz o tayfanın başında geliyor.
Uzun bir aradan sonra Duaçınarı’nda yapılan proje tanıtım toplantısında biraraya geldik başkanla. Anlattı, çizdi, gösterdi… Ama öyle klasik “temel attık, bakın beton döküyoruz” muhabbeti değil. Adam bildiğin Yıldırım'da bir yaşam alanı kuruyor.
Şimdi bak, mesele sadece bina dikmek değil. Başka Yılmaz'ın kafadaki iş şu: “Kardeşim bu şehir sadece evlerden ibaret olmasın.” Haklı mı? Sonuna kadar.
Duaçınarı Kültür ve Yaşam Merkezi dedikleri proje öyle küçümsenecek gibi değil:
800 kişilik konferans salonu,
2 tane nikah salonu (evlenecekler sıraya girsin)
Eğitim alanları, kurslar, kafeler
Üstüne bir de kuyumcular çarşısı
350 araçlık otopark (Bursa’da altın değerinde detay)
Toplam maliyet 1 milyar 250 milyon. Ama işin güzel tarafı ne biliyor musun? Belediyenin kasasından “cırt” diye para çıkmıyor. Özel modelle çözmüş işi. Yani hem hizmet var hem kasaya yük yok. Bu da ayrı bir “ustalık eseri”.
Başkan diyor ki: “Kentsel dönüşüm sadece bina yapmak değildir.”
Doğru söz. Çünkü sadece beton dikersen şehir olur, ama hayat olmaz.
Zaten Yıldırım’da bir süredir olan tam da bu.
Bakın;
Bir zamanların kaçak yapı cenneti,sürekli göç alan Yıldırım'a önce kütüphaneler geldi, sonra spor tesisleri, gençlik merkezleri, kadınlara destek projeleri derken… İlçe yavaş yavaş “yaşayan şehir” moduna geçti.
Şimdi gelelim işin bam teline…
Bu proje yeni mi? Hayır.
Başkan Oktay'ın ifadelerine bakılırsa 2019 seçiminden önce verilmiş söz.
Eee ne oldu?
Unutulmadı. Rötar da yedi ama çöpe de atılmadı. Bugün gelinen noktada “hadi başlıyoruz” deniyor.
Siyasette en zor şey ne biliyor musun?
Söz verip sonra o sözle tekrar vatandaşın karşısına çıkabilmek.
İşte burada Başkan Yılmaz o sınavı geçiyor...
Bak etrafta 17 belediye var Bursa’da…
Kimisi “ekonomi kötü”,
Kimisi “engelliyorlar”,
Kimisi “şartlar zor”…
Bahane çok yani.
Ama bazıları da çıkıp “ben işime bakarım” diyor.
Esasen olay tam olarak bu.
Ömrünün yarısından çoğunu bu mesleğe vermiş bir Gazeteci olarak,benim için mesele basit; Kim uğraşıyorsa, kim taş üstüne taş koyuyorsa alkışı hak eder. Gerisi boş muhabbet.
Eskilerin güzel bir sözü var, Abdulkadir Geylani demiş ki:
“Kim hizmet ederse, karşılığını mutlaka görür.”
Bugün Yıldırım’da olan biraz da bu.
Emeğin karşılığı yavaş yavaş ortaya çıkıyor.
Son söz de vatandaş ifadeleriyle olsun:
Bu devirde laf çok, icraat az…Ama yapan da kendini belli ediyor kardeşim.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ercan Akyıldız
"Param yok" diyenlere kapak,Yıldırım'dan 1 milyarlık hamle
Bursa’da Belediyelerin gündemi malum… Kimi “para yok” diye dert yanıyor, kimi “Maliye ve SGK ödemelerinde bizi sıkıştırıyorlar” diye topu taca atıyor. Ama bir de çıkıp “ben yaparım kardeşim” diyenler var. İşte Oktay Yılmaz o tayfanın başında geliyor.
Uzun bir aradan sonra Duaçınarı’nda yapılan proje tanıtım toplantısında biraraya geldik başkanla. Anlattı, çizdi, gösterdi… Ama öyle klasik “temel attık, bakın beton döküyoruz” muhabbeti değil. Adam bildiğin Yıldırım'da bir yaşam alanı kuruyor.
Şimdi bak, mesele sadece bina dikmek değil. Başka Yılmaz'ın kafadaki iş şu: “Kardeşim bu şehir sadece evlerden ibaret olmasın.” Haklı mı? Sonuna kadar.
Duaçınarı Kültür ve Yaşam Merkezi dedikleri proje öyle küçümsenecek gibi değil:
800 kişilik konferans salonu,
2 tane nikah salonu (evlenecekler sıraya girsin)
Eğitim alanları, kurslar, kafeler
Üstüne bir de kuyumcular çarşısı
350 araçlık otopark (Bursa’da altın değerinde detay)
Toplam maliyet 1 milyar 250 milyon. Ama işin güzel tarafı ne biliyor musun? Belediyenin kasasından “cırt” diye para çıkmıyor. Özel modelle çözmüş işi. Yani hem hizmet var hem kasaya yük yok. Bu da ayrı bir “ustalık eseri”.
Başkan diyor ki: “Kentsel dönüşüm sadece bina yapmak değildir.”
Doğru söz. Çünkü sadece beton dikersen şehir olur, ama hayat olmaz.
Zaten Yıldırım’da bir süredir olan tam da bu.
Bakın;
Bir zamanların kaçak yapı cenneti,sürekli göç alan Yıldırım'a önce kütüphaneler geldi, sonra spor tesisleri, gençlik merkezleri, kadınlara destek projeleri derken… İlçe yavaş yavaş “yaşayan şehir” moduna geçti.
Şimdi gelelim işin bam teline…
Bu proje yeni mi? Hayır.
Başkan Oktay'ın ifadelerine bakılırsa 2019 seçiminden önce verilmiş söz.
Eee ne oldu?
Unutulmadı. Rötar da yedi ama çöpe de atılmadı. Bugün gelinen noktada “hadi başlıyoruz” deniyor.
Siyasette en zor şey ne biliyor musun?
Söz verip sonra o sözle tekrar vatandaşın karşısına çıkabilmek.
İşte burada Başkan Yılmaz o sınavı geçiyor...
Bak etrafta 17 belediye var Bursa’da…
Kimisi “ekonomi kötü”,
Kimisi “engelliyorlar”,
Kimisi “şartlar zor”…
Bahane çok yani.
Ama bazıları da çıkıp “ben işime bakarım” diyor.
Esasen olay tam olarak bu.
Ömrünün yarısından çoğunu bu mesleğe vermiş bir Gazeteci olarak,benim için mesele basit; Kim uğraşıyorsa, kim taş üstüne taş koyuyorsa alkışı hak eder. Gerisi boş muhabbet.
Eskilerin güzel bir sözü var, Abdulkadir Geylani demiş ki:
“Kim hizmet ederse, karşılığını mutlaka görür.”
Bugün Yıldırım’da olan biraz da bu.
Emeğin karşılığı yavaş yavaş ortaya çıkıyor.
Son söz de vatandaş ifadeleriyle olsun:
Bu devirde laf çok, icraat az…Ama yapan da kendini belli ediyor kardeşim.