SON DAKİKA
Hava Durumu

Seyreyle gözüm,seyreyle!

Yazının Giriş Tarihi: 26.08.2026 11:59
Yazının Güncellenme Tarihi: 26.08.2026 12:01

Son günlerde yaşananları izledikçe kendi kendime şu cümleyi söylemekten kendimi alamıyorum:

“Daha neler göreceğiz, neler duyacağız?”

O yüzden çok sevdiğim bir söz var:

Seyreyle gözüm, seyreyle!

Bursa’da son dönemde yaşananlara bakınca insanın gerçekten de gözüne değil, adeta bir dürbüne ihtiyacı var.

Malumunuz, Mustafa Bozbey döneminin ardından Büyükşehir Belediye Meclisi'ndeki siyasi dengeler değişti. Şahin Biba, Meclis'teki seçimle Başkan Vekili olarak koltuğa oturdu. Ardından belediyede kadro değişiklikleri, görevden almalar ve yeni atamalar başladı.

Şahin Başkan'ı yakından tanıyanların ortak bir cümlesi var:

“Bir kuruş harama tenezzül etmez.”

Hatta daha ileri gidiyorlar:

“Belediyenin bir kuruşunu çalanı tespit ederse affetmez.”

Ben de kendisinin bu konuda ne kadar hassas olduğunu bilenlerdenim.

Ama gelin görün ki Büyükşehir gibi yaklaşık 15 bin insanın çalıştığı devasa bir kurumdan söz ediyoruz. Böyle büyük yapılarda işini hakkıyla yapan da var, yanlış yapan da… Eline fırsat geçince “Aman canım, bundan ne olur?” deyip kamu malını kendi malı gibi gören de çıkabiliyor.

İşte tam burada Hazreti Ömer'in şu sözü geliyor aklıma: “Huzuru haramda ararsan, huzur sana haram olur.”

Ne güzel söylemiş!

Geçtiğimiz günlerde kulağıma gelen bir bilgi üzerine sosyal medyada kısa bir paylaşım yaptım.

“Şahin Başkan duyarsa kıyamet kopar” dedim.

Vallahi duydu!

Kıyamet kopmadı ama mesele kısa sürede gereğini buldu.

Şimdi gelelim meselenin özüne…

Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler biriminde görevli olduğu belirtilen yetkili K.Ş isimli bir personelin, Akrabası tarafından Yunuseli tarafında açılan bir iş yeri için belediyenin fidanlığından 14 adet top taflanın saksılarıyla birlikte ve 7 adet ahşap saksının gönderildiği yönünde bir bilgi ulaştı.

İddiaya göre bu malzemeler iş yerinin çevresinde kullanılacaktı.

Şimdi insanın aklına ister istemez şu soru geliyor: “İyi de kardeşim, belediyenin malı babanın malı mı?”

Birileri belki “Ne olacak canım, birkaç tane bitki!” diyebilir.

Olmaz arkadaş!

Kamu malının küçüğü büyüğü olmaz.

Bir liralık kamu malı da kamu malıdır, bin liralık kamu malı da…

Çünkü mesele taflan değil.

Mesele zihniyet.

Nitekim bu durumdan rahatsız olan birilerinin konuyu ilgililere ilettiği, ardından zabıtanın operasyon yaparak söz konusu bitkileri iş yerinin önünden alarak yeniden belediyenin fidanlığına götürdüğü bilgisi geldi.

Şahin Başkan'ın da konudan haberdar olduğu ve meselenin üzerine gidildiği anlaşılıyor.

İşte olması gereken de bu.

Yanlış yapanın siyasi görüşüne, makamına, yakınına, tanıdığına bakmadan “Bu nedir kardeşim?” diyebilmek…

Liyakat diyoruz ya…

Liyakatın yanına biraz da vicdan koymak gerekiyor.

Çünkü insanın eline makam verip vicdanını evde bırakırsanız, ortaya çok garip manzaralar çıkıyor.

Hırs da öyle…

Hırs bir süre sonra insanı hırsızlığa bile götürür..

Kimse kusura bakmasın..

Bir başka mesele daha var ki rakamı duyunca insanın ağzından “Yuh artık!” kelimesi çıkıyor.

Belediyede bir göreve şehir dışından transfer edilerek Daire başkan vekili olarak atanan bir bürokratın, mevzuatta öngörülen süre tamamlanmadan daire başkanlığına atanmasıyla ilgili Sayıştay denetimlerinde usulsüzlük tespit edildiği ve buna bağlı ciddi bir kamu zararı iddiasının gündeme geldiği belirtiliyor.20 milyon gibi...

Burada hukuki sürecin sonucunu beklemek elbette şart.

Ama iddia doğruysa, insan sormadan edemiyor: “Daire başkanı olmak için sıra bekleyenler ne olacak?”

Yıllarca belediyede çalış, mevzuatı öğren, işi öğren, tecrübe kazan…

Sonra biri şehir dışından gelsin, daha süreç tamamlanmadan koltuğa otursun!

Olur mu?

Olursa da buna “liyakat” denmez.

Başka bir şey denir.

Sayıştay denetimleri sonucunda ortaya çıkan kamu zararı ve sorumluluk tartışmaları da zaten meselenin hafife alınacak bir konu olmadığını gösteriyor. Nitekim Büyükşehir yönetimi daha önce Sayıştay tespitleri üzerinden kamu zararları konusunda açıklamalar yapmıştı.

Şimdi insan ister istemez şunu düşünüyor: Koltuğa oturmak kolay da, hesabını vermek zor kardeşim!

Hazreti Ali'nin de çok güzel bir sözü var: “Helalinde bile hesap varken, haramında azap vardır.”

Ne kadar doğru…

Bugün makamdasın,yarın o makamda olmayabilirsin.

Bugün imza atıyorsun,yarın o imzanın hesabını veriyorsun.

Bugün “Kim görecek?” diyorsun,yarın bir bakıyorsun, Sayıştay raporu önüne gelmiş!

İşte devletin hafızası böyle bir şey.

Kamu malı unutmaz.

Belki insan susar.

Belki kurum susar.

Belki dosya bir süre çekmecede bekler.

Ama zaman?

Zaman susar gibi görünür, fakat unutmaz.

Biz bugün sadece iki konuyu yazdık.

Biri birkaç saksı ve bitki meselesi…

Diğeri atama ve kamu zararı tartışması…

Ama Bursa Büyükşehir Belediyesi'nde konuşulacak daha çok konu olduğunu söyleyenler var.

Biz de duyduklarımızı araştırmaya, bilgileri derlemeye ve kamuoyunun önüne koymaya devam edeceğiz.

Elbette kimseyi peşinen suçlamadan…

Elbette herkesin kendisini savunma hakkını gözeterek…Ama kamu malı söz konusu olduğunda da lafı dolandırmadan.

Çünkü bu şehir hepimizin.

Belediye de hepimizin.

Birinin babasının çiftliği değil!

Son söz yine bizden olsun:

Her şeyin bir vakti, her yanlışın bir bedeli, her hesabın da bir günü vardır.

Yanlış yapan, er ya da geç pişmanlığın o soğuk yüzüyle karşılaşır.

O nedenle…

Çayımızı koyduk.

Koltuğumuza oturduk.

Gözümüzü de dört açtık.

Seyreyle gözüm, seyreyle!

Bursa'da daha neler göreceğiz, neler duyacağız…

Onu da zaman gösterecek....

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.