SON DAKİKA
Hava Durumu

Sosyal medya yasası acilen çıkarılmalı…

Yazının Giriş Tarihi: 25.07.2022 09:42
Yazının Güncellenme Tarihi: 25.07.2022 09:42

Sosyal medya tüm dünyada olduğu gibi Ülkemizde de insan yaşamının ayrılmaz parçası haline geldi.

Facebook, Twitter ya da Youtube birçok kesim tarafından ilgiyle takip ediliyor.Hata bu sosyal medya platformları tarafından ülkelerin gündemi belirleniyor.

Buda şu anlama geliyor “Sosyal medya” hayatın bir parçası..

Ama gelin görün ki, herkesin faydalandığı sosyal medya “Hakaret platformuna” dönmüş.

Ağır hakaretler içeren paylaşımların ardından yapılan bireysel başvurular sonucu

özellikle Twitter, Youtube TİB Başkanlığı tarafından engellenince  kızılca kıyamet kopuyor.TV ekranları, gazete sayfaları, sosyal medya günlerce aynı konuyu gündeme taşıyor.

İlgililer, defalarca kapatma gerekçelerini belgeleriyle ortaya koymasına rağmen, bireysel başvuru sonucu alınan “Mahkeme kararları” ne hikmetse hiç dikkate alınmıyor.

24 Temmuz Gazeteciler dayanışma günüdür…Bir çok meslekte olduğu gibi Gazeteciliğinde sınırları belirlenmiştir.Yani kimlerin Gazeteci olup olmadığı kurallara bağlanmıştır.Unutmayalım ki Gazeteciler bir anlamda kamu görevi yapar.

Belirlenen koşulları taşımadığı halde, kendilerini Gazeteci olarak tanıtıp sosyal medya üzerinden ahlaksızca tavır sergileyen çakma Gazeteciler “Unvan Gaspı” yapmaktadır.

Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi suçu 5237 sayılı TCK’nın 262. maddesinde “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar” bölümünde şu şekilde düzenlenmiştir:

Madde 262- (1) Bir kamu görevini, kanun ve nizamlara aykırı olarak yerine getirmeye teşebbüs eden veya terk emri kendisine bildirilmiş olduğu halde görevi sürdüren kimseye üç aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.

O zaman meslek örgütleri harekete geçmeli..Bu çakma Gazeteciler hakkında suç duyurusunda bulunmalı.Başta TGF olmak üzere,tüm meslek örgütleri bu tavrı ortaya koymalı.Hatta Cumhurbaşkanlığına bağlı İletişim daire Başkanlığı bu işin öncülüğünü yapmalı.

Diğer önemli bir konu ise meclis gündemine olan “Sosyal Medya yasası” bir an önce çıkarılmalıki, bu çakalların önü kesilsin.

Bakın;

İnsan yaşamının ayrılmaz bir parçası haline gelen sosyal medya, bir taraftan “hakaret platformu” haline gelirken,diğer taraftan ihanet cephesinde yer alanların sesi olarak karşımıza çıkıyor.

Bu noktada ülkenin Ulusal güvenliğini bile hiçe sayan zihniyetin pis emellerine hizmet ediliyor.

Twitter,yetkililerinin  mahkeme kararlarına rağmen  ciddi bir çalışma yaptığını da kimse söyleyemez.

Bugün bile Ülkenin ulusal güvenliğini tehdit edecek önemli konular servis edilirken, ülkenin yöneticilerine hakaretler yağdırılırken, Twitter,ı diğer taraftan çeşitli örgütler tarafından haberleşme aracı olarak kullanılmaya devam ediliyor.

Ard arda gelen şikâyetlere rağmen, mahkeme kararlarına rağmen Twitter yetkilileri hala  kör sağır durumunda olmasını sorgulamanın,ülkemiz açısından ne kadar önemli olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır.

Ne zaman ki,TİB tarafından engellenme yapılarak,paylaşımların önüne set konuluyor, o zaman harekete geçiyorlar.

Burada ifade etmek istediğim konu şudur;

Hepimizin hararetle savunduğu Özgürlük kavramın sınırı nereye kadardır?

Başkalarına küfür edeceksin, mahkeme kararını gösterip söz konusu sayfaların kaldırılmasını isteyeceksin,seni kimse sallamayacak,kapatılınca da kızılca kıyameti koparacaksın.

Olacak şey mi?

Bu noktada alınan kararları sonuna kadar destekleyenlerdenim..

Yani Türkiye Cumhuriyeti’nin “Muz Cumhuriyeti “ olmadığını tüm AB ülkeleri kabul etmesine rağmen,bizim içimizdeki İrlandalılar bunu kabul etmek istemiyor,görmemezlikten geliyor.

Nasıl ki; yazılı ve sözlü basın kanunla belirlenen kurallar kapsamında,yayın hayatlarını sürdürüyorsa,sosyal medya’da mutlaka kanunla belirlenecek bir statüye kavuşturulmalıdır.

Bu ülkeyi yöneten hiç kimsenin yasaklardan yana olduğunu düşünmüyorum, ancak sosyal medya ile öyle bir zihniyet oluştu ki;

“ Twitter’da erişim yok. Yahu hayatın tadı tuzu kalmadı. Ortalık hiç hareketli değil, Twitter açılsa da insanlar birbirlerine sövse,yada ihanet cephesine hizmet etsek”

Bu cümleyi söyleyen bir insan hangi hastalıklı bir mikrobun belirtilerini taşımaktadır?

Bu cümleyi söyleyen nasıl bir insan olabilir?

Biz sevgi derken, birileri nasıl da kavgadan yana olabilirler?

Ulusal güvenliğimiz tehdit altındayken,nasıl hoşgörüden bahsedilebilir?

Bunları kim üretip piyasaya sürmüş se işini çok iyi yapmış olmalı!

Çok açık yazalım:

İnançlı ve itikatlı gibi görünerek, devleti yönetenler başta olmak üzere mütedeyyin insanlara küfürler yağarken, yığıldığı koltuğunda şekerleme yapıp, geceleri rakı sofralarında meze atıştıran insanların yüzlerindeki memnuniyeti halkın görmediğini mi zannediyorsunuz?

Ülkenin ulusal güvenliği tehdit edilirken, siyaseti aracı bir kurum gibi kullanarak, demokrasi söylemleriyle güç toplamaya çalışanların, yaşananlardan sonra suratına “pis bir sırıtma” takan insanları halkın görmediğini mi zannediyorsunuz?

Birilerini kavgaya tutuşturduktan sonra arkadan gizlice ellerini ovuşturan insanların sırıtmalarını ve bunun yarattığı toplumsal hastalıkları halkın görmediğini mi zannediyorsunuz?

Geçin bunları…

Sosyal medya yasası acilen çıkarılıp,uygulamaya konulmalıdır…

 

 

 

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.