Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğuna meclis kararıyla oturan Şahin Biba, anlaşılan ilk ciddi sınavını sanırım 16 Nisan’daki meclis toplantısında verecek. Orada kim ne yapacak, kim el kaldıracak, CHP’liler nasıl bir tavır alacak… Hep birlikte göreceğiz.
Ama gel gelelim asıl meseleye…
Bozbey’in Rüşvet ve yolsuzluk iddiasıyla tutuklanıp cezaevine gönderilmesiyle birlikte Bursa’nın gündeminde iki konu var ki, vatandaşın sinir uçlarına basıyor:
Su faturaları ve ulaşım zamları!
Özellikle su faturaları…
Vatandaşın dili bayağı bir sivrilmiş durumda: “Hamam mı işletiyoruz kardeşim!” diyen mi ararsın “Bu ne fatura!” diye isyan eden mi…
Doğruya doğru, son günlerde bu işte oklar epey bir Bozbey’e dönmüştü. Karşılıklı salvoların ardı arkası kesilmemişti…
Şimdi sahnede Başkan Şahin Biba var.
Ben kendisini yaklaşık iki yıldır meclis toplantılarından takip eden biriyim. Öyle boş gelenlerden değil… Dersine çalışıp gelen, üslubunu bozmayan, kimseyle papaz olmayan bir profil çizdi bugüne kadar.
Hani “bağıran çağıran değil, iş yapan adam” derler ya… biraz o hesap.
Grup sözcülüğü yaptığı dönemde de eleştirisini yaptı ama kırmadan, dökmeden… “Bakın böyle olmaz, şöyle yapalım” diyerek.
En büyük artısı ne?
Teşkilat arkasında. Destek tam.
Ama Bursa öyle kolay şehir değil…
Burası göçmen şehri. Her kafadan bir ses değil, her kültürden bir beklenti var. Farklı beklentilerin iç içe geçtiği bu yapıda yönetim sadece teknik değil, aynı zamanda sosyolojik bir denge işi…Yönetmek dediğin iş sadece asfalt dökmekle, çöp toplamakla da olmuyor, insanı da anlamak lazım.
Bir de işin başka bir tarafı var…
Göçmen kökenli yani kendi ifadeleriyle “Suyun öte tarafından” bir ismin bu koltuğa oturması, açık söyleyeyim, partisi açısından akıllı bir hamle olarak değerlendirenlerdenim..
Bizim buralarda bir laf vardır: “Arnavut inadı!”
İnşallah Başkan o inadı doğru yerde kullanır da bu sorunların üstüne gider.
Çünkü önünde aşağı yukarı üç yıllık bir süre var.
Az değil… ama göz açıp kapayıncaya kadar da geçer.
Burada rahmetli Süleyman Demirel’in anlattığı bir hikâye geldi aklıma…
Bir Arnavut vatandaş var, hamama gidiyor, güzelce yıkanıyor ama para ödemeden çıkıyor. İş kavgaya kadar gidiyor ama yine de vermiyor parayı.
Hamamcı bakıyor bu iş böyle olmayacak…
Bir gün adam yıkanırken elbiselerini atıyor fırına, yakıyor!
Sadece belindeki kırmızı kuşakla kamasını bırakıyor.
Adam çıkınca durumu anlıyor… Mecbur kuşağı sarıyor, kamayı takıyor, gidiyor hamamcının yanına:
“Ee… kızdık ettik de… Allah’tan kork, biz buraya böyle mi geldik?” diyor!
Rahmetli Süleyman Demirel de zaman zaman bu hikâyeyi anlatıp ardından kahkahayı patlatıp şöyle dermiş:
“Ben yorum yapmıyorum, nereye çekerseniz çekin!”
Biz de çekmeyelim…
Ama şunu söyleyelim:
Bursa’nın derdi bitmez, başkan değişince de rafa kalkmaz.
Devlette devamlılık esastır.
Bugün biri gider, yarın biri gelir…
Ama su faturası yine gelir, otobüs zammı yine cebimizi yakar.
Başkan Şahin Biba da ekibini kuracak, yoluna bakacak.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ercan Akyıldız
Su kaynadı, fatura taştı Hamam hesabı kabarık…
Bursa’da koltuk değişti, gündem değişmedi…
Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğuna meclis kararıyla oturan Şahin Biba, anlaşılan ilk ciddi sınavını sanırım 16 Nisan’daki meclis toplantısında verecek. Orada kim ne yapacak, kim el kaldıracak, CHP’liler nasıl bir tavır alacak… Hep birlikte göreceğiz.
Ama gel gelelim asıl meseleye…
Bozbey’in Rüşvet ve yolsuzluk iddiasıyla tutuklanıp cezaevine gönderilmesiyle birlikte Bursa’nın gündeminde iki konu var ki, vatandaşın sinir uçlarına basıyor:
Su faturaları ve ulaşım zamları!
Özellikle su faturaları…
Vatandaşın dili bayağı bir sivrilmiş durumda: “Hamam mı işletiyoruz kardeşim!” diyen mi ararsın “Bu ne fatura!” diye isyan eden mi…
Doğruya doğru, son günlerde bu işte oklar epey bir Bozbey’e dönmüştü. Karşılıklı salvoların ardı arkası kesilmemişti…
Şimdi sahnede Başkan Şahin Biba var.
Ben kendisini yaklaşık iki yıldır meclis toplantılarından takip eden biriyim. Öyle boş gelenlerden değil… Dersine çalışıp gelen, üslubunu bozmayan, kimseyle papaz olmayan bir profil çizdi bugüne kadar.
Hani “bağıran çağıran değil, iş yapan adam” derler ya… biraz o hesap.
Grup sözcülüğü yaptığı dönemde de eleştirisini yaptı ama kırmadan, dökmeden… “Bakın böyle olmaz, şöyle yapalım” diyerek.
En büyük artısı ne?
Teşkilat arkasında. Destek tam.
Ama Bursa öyle kolay şehir değil…
Burası göçmen şehri. Her kafadan bir ses değil, her kültürden bir beklenti var. Farklı beklentilerin iç içe geçtiği bu yapıda yönetim sadece teknik değil, aynı zamanda sosyolojik bir denge işi…Yönetmek dediğin iş sadece asfalt dökmekle, çöp toplamakla da olmuyor, insanı da anlamak lazım.
Bir de işin başka bir tarafı var…
Göçmen kökenli yani kendi ifadeleriyle “Suyun öte tarafından” bir ismin bu koltuğa oturması, açık söyleyeyim, partisi açısından akıllı bir hamle olarak değerlendirenlerdenim..
Bizim buralarda bir laf vardır: “Arnavut inadı!”
İnşallah Başkan o inadı doğru yerde kullanır da bu sorunların üstüne gider.
Çünkü önünde aşağı yukarı üç yıllık bir süre var.
Az değil… ama göz açıp kapayıncaya kadar da geçer.
Burada rahmetli Süleyman Demirel’in anlattığı bir hikâye geldi aklıma…
Bir Arnavut vatandaş var, hamama gidiyor, güzelce yıkanıyor ama para ödemeden çıkıyor. İş kavgaya kadar gidiyor ama yine de vermiyor parayı.
Hamamcı bakıyor bu iş böyle olmayacak…
Bir gün adam yıkanırken elbiselerini atıyor fırına, yakıyor!
Sadece belindeki kırmızı kuşakla kamasını bırakıyor.
Adam çıkınca durumu anlıyor… Mecbur kuşağı sarıyor, kamayı takıyor, gidiyor hamamcının yanına:
“Ee… kızdık ettik de… Allah’tan kork, biz buraya böyle mi geldik?” diyor!
Rahmetli Süleyman Demirel de zaman zaman bu hikâyeyi anlatıp ardından kahkahayı patlatıp şöyle dermiş:
“Ben yorum yapmıyorum, nereye çekerseniz çekin!”
Biz de çekmeyelim…
Ama şunu söyleyelim:
Bursa’nın derdi bitmez, başkan değişince de rafa kalkmaz.
Devlette devamlılık esastır.
Bugün biri gider, yarın biri gelir…
Ama su faturası yine gelir, otobüs zammı yine cebimizi yakar.
Başkan Şahin Biba da ekibini kuracak, yoluna bakacak.
Biz de buradan diyeceğiz ki:
Kolay gelsin başkan… işin biraz zor olsa da !