SON DAKİKA
Hava Durumu

Suda indirim, şantiyede gerilim…

Yazının Giriş Tarihi: 15.05.2026 16:29
Yazının Güncellenme Tarihi: 15.05.2026 16:31

Bu kadim şehirde her zaman olduğu gibi siyaset kazanı yine fokur fokur kaynıyor. Bir yanda rüşvet ve yolsuzluk iddiaları sonrası görev değişikliği, diğer yanda çözüm bekleyen kronik sorunlar…

Tam da böyle bir dönemde gözler doğal olarak yeni yönetime çevrildi. Kim kalacak, kim gidecek, hangi isim görevine devam edecek derken Bursa kamuoyu adeta kulis merkezine dönmüştü. Hatta ben bile bu sütunlarda “Bir an önce atamalar yapılsın, şehir beklemesin” demiştim. Çünkü devlet işinde devamlılık esastır. Bursa’nın artık polemik değil hizmet konuşmaya ihtiyacı var.

Derken beklenen oldu. Başkan vekili Şahin Biba göreve gelir gelmez ilk ciddi hamlesini yaptı ve BUSKİ’de suya yüzde 28 indirim kararını meclisten geçirdi. Açık konuşalım… Bursa’da vatandaşın cebine dokunan her karar karşılık bulur. Hele ki mutfakta yangın varken su faturasında gelen indirim vatandaşa “Oh be!” dedirtti.

Ama işin bir de görünmeyen yüzü var.

Bursa belki de tarihinde ilk kez ciddi anlamda susuzluk korkusuyla yüzleşti. Çınarcık Barajı’ndan kente taşınması planlanan suyun izale hatları ve arıtma tesisleri zamanında tamamlanamayınca şehir geçen yaz resmen alarm verdi. Oysa musluğu açıp suyun akmasını normal sanıyoruz ama işin mutfağında devasa bir mühendislik savaşı var.

İşte tam da burada dikkat çeken bir gelişme yaşandı.

Başkan vekili Şahin Biba, ekibiyle birlikte sahaya inip çalışmaları yerinde incelemiş, şantiyeleri gezmiş.. Hani bazı yöneticiler vardır ya, makam odasından çıkmadan her şeyi dört dörtlük sanır… İşte o hesap değil. Adam gitmiş, resmen çamurun içine basmış, şantiyeye inmiş, döşenen boruların içine kadar girmiş.

Abartmıyorum.

Yaklaşık iki metre çapındaki çelik boruların içine girip inceleme yaptığı sırada çok kritik bir eksikliği fark etmiş. Barajdan arıtma tesisine su taşıyacak olan dev çelik boruların iç kaynak dikişlerinin yapılmadığını görünce adeta şok olmuş.

Şimdi düşünün…

O borulara yarın su verilse…

Basınç artsa…

Bir noktadan patlama yaşansa…

Ortaya çıkacak tabloyu düşünmek bile istemiyorum.

Arayıp konuyu uzmanına sordum.

Aynen şu ifadeleri kullandı;

“İç kaynak yapılmazsa su doğrudan çeliğe temas eder. Zamanla paslanma başlar. Borunun ömrü ciddi şekilde düşer. Basınca dayanamayan boru ek yerlerinden patlayabilir veya kaçak oluşturabilir.”

Yani mesele sadece bir kaynak işi değil. Mesele milyonluk yatırımın çürümesi, suyun boşa gitmesi, hatta olası bir facia riski.

Allah göstermesin…

Çınarcık barajından su taşıyan o hat patlasaydı Bursa başka bir şeyi konuşuyor olurdu.

Demek ki neymiş?

Bazen bir yöneticinin sahaya inmesi, onlarca toplantı yapmaktan daha önemliymiş.

Bakın burada kimseyi peşinen suçlamak ya da kahraman ilan etmek doğru değil. Ama hakkı da teslim etmek lazım. Eğer Şahin Biba o bölgeye gitmese, o incelemeyi yapmasa, “Nasıl olsa yapılmıştır” deyip geçseydi Bursa ilerleyen günlerde belki de geri dönüşü zor bir sorun yaşanacaktı.

Bizim milletin güzel bir sözü vardır; “Ayakkabı ayağı sıkınca acıyı giyen bilir.”

Şu an görünen tabloya bakıldığında: İşini düzgün yapmayanla yollar ayrılıyor, işi bilen insanlara alan açılıyor. En azından sahadaki görüntü bunu söylüyor.

Tabii Bursa’da vatandaşın başka bir gündemi daha var: Su faturaları.

Mahalleden biri diyor ki:

“Başkan suya indirim yaptı ama bizim evde çocuk duşta konser veriyor, fatura yine yüksek geliyor.”

Bir başkası cevap veriyor:

“Abi bu saatten sonra su tasarrufu şart. Eskiden çayı demliğe koyardık, şimdi çayı bile bardakta sallıyoruz.”

İşin şakası bir yana…

Su artık sadece musluktan akan bir nimet değil, stratejik bir mesele haline geldi. Bursa gibi büyüyen bir şehirde altyapıyı günü kurtaracak anlayışla değil, geleceği planlayarak yapmanın önemi ortaya çıkıyor.

Çünkü yarın çok geç olabilir.

Bugün atılan doğru adımlar da yapılan yanlışlar da dönüp dolaşıp siyasetin hanesine yazılır. Bursa Büyükşehir Belediyesi başarılı olursa bunun artısı da eksisi de doğrudan AK Parti’ye yansır. Fatura Ak Partiye kesilir..

O yüzden kimsenin “Bana ne” deme lüksü yok.

Bu şehir hepimizin.

Ve bazen bir borunun içindeki eksik kaynak, koskoca bir yönetim anlayışını ortaya koyar.

Demem o ki…

Her şey dışarıdan göründüğü gibi değil.

Şayet her şey göründüğü gibi olsaydı, avuçladığımız deniz suyu da masmavi olurdu.

Öyle değil mi?

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.