Bursa'da dört hastanenin kapatılarak Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi'ne taşınmasıyla ilgili tepkiler her geçen gün artıyor. Ancak anlaşılan o ki tepkileri duyan var ama dikkate alan yok!
İl Sağlık Müdürü Uzman Doktor Mustafa Çetin ve beceriksiz ekibi geri adım atmak bir yana, bildiğini okumaya devam ediyor. Çekirge Devlet Hastanesi'nin ardından bu hafta sonu da İlker Çelikcan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi taşınıyor..
İşin en düşündürücü tarafı ise yatan hastaların bir kısmının evlerine gönderilecek, bir kısmının da yeni hastaneye nakledilecek olması.
İyi de bu hastalar ne olacak? Tedavisi devam eden, yatağa bağımlı insanların bir kısmını eve göndermek hangi aklın ürünü? Hastalık mı bitti, yatak ihtiyacı mı ortadan kalktı? Yoksa hastaneleri kapatınca hastalar da kendiliğinden iyileşecek mi?
Elbette bunun bir faturası olacak. Hem sağlık hizmeti açısından hem de siyaseten!
Yüksek İhtisas Hastanesi'nin hali ortada. Acil servislerde yaşanan yoğunluğu anlatmaya gerek yok. Şehir Hastanesi deseniz, yalnızca Bursa'nın değil çevre illerin de yükünü taşıyor. Üstelik Bursalı vatandaşın ulaşım çilesi de cabası..
Randevu almak için çırpınan, acilde saatlerce bekleyen, yatacak yer bulamayan vatandaşın sesini duymayan hatta kulaklarını tıkayan bir İl Sağlık Müdürü var karşımızda.
Böyle bir tabloda Mustafa Çetin'in hala o koltukta oturuyor olması önümüzdeki günlerde daha çok tartışılacak. Bunu da bir kenara not edelim.
Peki, İlker Çelikcan neden bu kadar önemli?
Bir önceki yazımızın ardından bazı okuyucularımız haklı olarak şu soruyu yöneltti:
"Ercan Bey, dört hastane taşınıyor. Neden özellikle İlker Çelikcan'ın taşınmasına bu kadar karşı çıkıyorsunuz?"
Tekrar anlatalım.
Çünkü bu hastane diğerlerinden farklı. Bursa'da benzeri olmayan, fizik tedavi ve rehabilitasyon alanında önemli bir ihtiyaca cevap veren, 150 yataklı özel bir dal hastanesi. Üstelik geçmişi ve tarihi özelliği de var.
Bugüne kadar kapatılmasına gerekçe olarak deprem gösterildi. Oysa hastane Türk Silahlı Kuvvetleri'nden devredilirken binanın revize planları da devredilmişti. Peki, o planlar nerede?
İl Sağlık Müdürlüğü'nün tozlu raflarında!
Şimdi ise hastanenin yerine "Bursa Esenlik Merkezi" adı altında ne olduğu, nasıl hizmet vereceği yeterince açıklanmayan bir merkez düştürülecek miş..
Kusura bakmayın ama Bursa'nın ihtiyacı olan şey adı süslü merkezler değil. İnsanların doktora, tedaviye ve hastane yatağına ihtiyacı var.
Altını özellikle çizelim: Kimse Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi'nin açılmasına karşı değil. Bu hastanenin Bursa'ya kazandırılmasında kimin emeği varsa Allah razı olsun. Mesele yeni hastane açılması değil, mevcut hastaneleri kapatarak sağlık hizmetini üç noktaya sıkıştırmak.
Koca Bursa'yı üç hastanenin omuzlarına yüklemek hangi planlamanın sonucudur?
Hasta yatak sayısında beklenen artış yok. Oysa Bursa'nın nüfusu her geçen gün büyüyor. Hastanelerin yükü artıyor, sağlık hizmetine ulaşmak zorlaşıyor. Gündüz mesai bittikten sonra iğne yaptırmak isteyen insanlar bile yeni hastaneye gitmek zorunda...
Bir de İlker Çelikcan'da tedavi gören hastaların bir kısmının evlerine gönderileceği konuşuluyor. Tedavisi yarım kalan vatandaş ne yapacak? Özel hastaneye mi gidecek? Gidebilecek mi?
Vatandaş tepkili, muhalefet tepkili, hastane önünde eylemler yapıldı. İktidar partisinden bazı isimler de bize mesaj göndererek haklı serzenişlerimizi destekliyor.
Demek ki sorun yalnızca muhalefetin gördüğü bir sorun değil. İktidarın içinde de bu tablodan rahatsız olanlar var.
Benim asıl merak ettiğim konu ise Bursa Valisi Sayın Erol Ayyıldız'ın bu gelişmeler karşısında ne düşündüğü. Bugüne kadar hiçbir açıklama yapmadı..
Sayın Valim, İl Sağlık Müdürü Mustafa Çetin'e veya ekibinden birilerine şu soruyu sordunuz mu?
"Bu hastaneleri kapatırken sağlık hizmetini nasıl koordine ettiniz? Bursa'nın yükünü üç hastaneye nasıl sığdıracaksınız?"
Gerçekten merak ediyorum.
Bugüne kadar sağlık yatırımlarıyla övünen iktidarın Bursa'da sağlık hizmetini üç hastanenin omuzlarına bırakması düşündürücü değil mi?
Yeni Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi bu yükü kaldırabilecek mi? Açıkçası ben pek ihtimal vermiyorum.
Sayın Valim, size bir önerim var. İl Sağlık Müdürüne akşam saatlerinde Yüksek İhtisas Hastanesi'nin acil servisini ziyaret etmesi talimatını verin. Hatta mümkünse kendisiyle birlikte yardımcılarınızdan birini de gönderseniz sanırım serzenişlerin nedenini size açıklarlar..
Çünkü görünen o ki insanlar mutsuz, hekimler mutsuz, sağlık çalışanları mutsuz...
Belki de bütün bunlardan İl Sağlık Müdürü'nün haberi vardır ama size yeterince anlatılmıyordur. Onu da bir düşünmek lazım.
Bir de Sayın Valim, kendisine şu soruyu mutlaka sorun:
"İlker Çelikcan'da yatan hastaları nereye göndereceksiniz? Tedavisi devam eden vatandaşın akıbeti ne olacak?"
Çünkü bu işin yalnızca idari değil, insani bir sorumluluğu da var.
Gelelim işin siyasi tarafına...
AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ve Bursa milletvekilleri bu tablo karşısında sessiz kalmamalı. Bursa kamuoyu, sağlık alanında yaşanan bu gelişmeler karşısında nasıl bir adım atılacağını, hangi çözümün üretileceğini bilmek istiyor. Acil Memleket hastanesini mi devreye alacaklar...!
Ak Parti İl Başkanı Davut Gürkan, milletvekillerimiz; vatandaşın şikayetini dinlemek, hastanelerde yaşanan sıkıntıları görmek ve çözüm üretmek gibi noktasında bir sorumluluk taşıdıkları kesin...
Yoksa hastaneleri kapatıp tabelaları değiştirmekle sağlık hizmeti düzelmiyor!
Bana göre Bursa sağlıkta irtifa kaybediyor. Hem de öyle böyle değil.
Üstelik bütün bu tartışmaların ortasında, kurum yönetiminde liyakat ve hizmet yerine kendi kadrosunu oluşturma çabasının öne çıktığı yönündeki eleştiriler de giderek büyüyor.
Sağlık Müdürlüğü'nün önceliği vatandaşın sağlığı mı, yoksa koltuk ve kadro hesabı mı?
Bursa'nın sağlık sorunları ortadayken bu sorunun sorulması bile başlı başına düşündürücü.
Şunu unutmayalım; Hastaneler yöneticilerin değil, vatandaşın!
Vatandaşın hastaneye ihtiyacı olduğu bir dönemde hastaneleri azaltarak sağlık hizmetini iyileştiremezsiniz.
Bugün vatandaşın sesini duymazdan gelenler, yarın sandıkta aynı vatandaşın sesini çok daha yüksek duyabilir...
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ercan Akyıldız
Üç Hastaneye mahkum BURSA...
Bursa'da dört hastanenin kapatılarak Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi'ne taşınmasıyla ilgili tepkiler her geçen gün artıyor. Ancak anlaşılan o ki tepkileri duyan var ama dikkate alan yok!
İl Sağlık Müdürü Uzman Doktor Mustafa Çetin ve beceriksiz ekibi geri adım atmak bir yana, bildiğini okumaya devam ediyor. Çekirge Devlet Hastanesi'nin ardından bu hafta sonu da İlker Çelikcan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi taşınıyor..
İşin en düşündürücü tarafı ise yatan hastaların bir kısmının evlerine gönderilecek, bir kısmının da yeni hastaneye nakledilecek olması.
İyi de bu hastalar ne olacak? Tedavisi devam eden, yatağa bağımlı insanların bir kısmını eve göndermek hangi aklın ürünü? Hastalık mı bitti, yatak ihtiyacı mı ortadan kalktı? Yoksa hastaneleri kapatınca hastalar da kendiliğinden iyileşecek mi?
Elbette bunun bir faturası olacak. Hem sağlık hizmeti açısından hem de siyaseten!
Yüksek İhtisas Hastanesi'nin hali ortada. Acil servislerde yaşanan yoğunluğu anlatmaya gerek yok. Şehir Hastanesi deseniz, yalnızca Bursa'nın değil çevre illerin de yükünü taşıyor. Üstelik Bursalı vatandaşın ulaşım çilesi de cabası..
Randevu almak için çırpınan, acilde saatlerce bekleyen, yatacak yer bulamayan vatandaşın sesini duymayan hatta kulaklarını tıkayan bir İl Sağlık Müdürü var karşımızda.
Böyle bir tabloda Mustafa Çetin'in hala o koltukta oturuyor olması önümüzdeki günlerde daha çok tartışılacak. Bunu da bir kenara not edelim.
Peki, İlker Çelikcan neden bu kadar önemli?
Bir önceki yazımızın ardından bazı okuyucularımız haklı olarak şu soruyu yöneltti:
"Ercan Bey, dört hastane taşınıyor. Neden özellikle İlker Çelikcan'ın taşınmasına bu kadar karşı çıkıyorsunuz?"
Tekrar anlatalım.
Çünkü bu hastane diğerlerinden farklı. Bursa'da benzeri olmayan, fizik tedavi ve rehabilitasyon alanında önemli bir ihtiyaca cevap veren, 150 yataklı özel bir dal hastanesi. Üstelik geçmişi ve tarihi özelliği de var.
Bugüne kadar kapatılmasına gerekçe olarak deprem gösterildi. Oysa hastane Türk Silahlı Kuvvetleri'nden devredilirken binanın revize planları da devredilmişti. Peki, o planlar nerede?
İl Sağlık Müdürlüğü'nün tozlu raflarında!
Şimdi ise hastanenin yerine "Bursa Esenlik Merkezi" adı altında ne olduğu, nasıl hizmet vereceği yeterince açıklanmayan bir merkez düştürülecek miş..
Kusura bakmayın ama Bursa'nın ihtiyacı olan şey adı süslü merkezler değil. İnsanların doktora, tedaviye ve hastane yatağına ihtiyacı var.
Altını özellikle çizelim: Kimse Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi'nin açılmasına karşı değil. Bu hastanenin Bursa'ya kazandırılmasında kimin emeği varsa Allah razı olsun. Mesele yeni hastane açılması değil, mevcut hastaneleri kapatarak sağlık hizmetini üç noktaya sıkıştırmak.
Koca Bursa'yı üç hastanenin omuzlarına yüklemek hangi planlamanın sonucudur?
Hasta yatak sayısında beklenen artış yok. Oysa Bursa'nın nüfusu her geçen gün büyüyor. Hastanelerin yükü artıyor, sağlık hizmetine ulaşmak zorlaşıyor. Gündüz mesai bittikten sonra iğne yaptırmak isteyen insanlar bile yeni hastaneye gitmek zorunda...
Bir de İlker Çelikcan'da tedavi gören hastaların bir kısmının evlerine gönderileceği konuşuluyor. Tedavisi yarım kalan vatandaş ne yapacak? Özel hastaneye mi gidecek? Gidebilecek mi?
Vatandaş tepkili, muhalefet tepkili, hastane önünde eylemler yapıldı. İktidar partisinden bazı isimler de bize mesaj göndererek haklı serzenişlerimizi destekliyor.
Demek ki sorun yalnızca muhalefetin gördüğü bir sorun değil. İktidarın içinde de bu tablodan rahatsız olanlar var.
Benim asıl merak ettiğim konu ise Bursa Valisi Sayın Erol Ayyıldız'ın bu gelişmeler karşısında ne düşündüğü. Bugüne kadar hiçbir açıklama yapmadı..
Sayın Valim, İl Sağlık Müdürü Mustafa Çetin'e veya ekibinden birilerine şu soruyu sordunuz mu?
"Bu hastaneleri kapatırken sağlık hizmetini nasıl koordine ettiniz? Bursa'nın yükünü üç hastaneye nasıl sığdıracaksınız?"
Gerçekten merak ediyorum.
Bugüne kadar sağlık yatırımlarıyla övünen iktidarın Bursa'da sağlık hizmetini üç hastanenin omuzlarına bırakması düşündürücü değil mi?
Yeni Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi bu yükü kaldırabilecek mi? Açıkçası ben pek ihtimal vermiyorum.
Sayın Valim, size bir önerim var. İl Sağlık Müdürüne akşam saatlerinde Yüksek İhtisas Hastanesi'nin acil servisini ziyaret etmesi talimatını verin. Hatta mümkünse kendisiyle birlikte yardımcılarınızdan birini de gönderseniz sanırım serzenişlerin nedenini size açıklarlar..
Vatandaşın yüzüne baksınlar, sağlık çalışanlarını dinlesinler. Bakalım size anlatılanlarla karşılaştığınız tablo birbirini tutacak mı?
Çünkü görünen o ki insanlar mutsuz, hekimler mutsuz, sağlık çalışanları mutsuz...
Belki de bütün bunlardan İl Sağlık Müdürü'nün haberi vardır ama size yeterince anlatılmıyordur. Onu da bir düşünmek lazım.
Bir de Sayın Valim, kendisine şu soruyu mutlaka sorun:
"İlker Çelikcan'da yatan hastaları nereye göndereceksiniz? Tedavisi devam eden vatandaşın akıbeti ne olacak?"
Çünkü bu işin yalnızca idari değil, insani bir sorumluluğu da var.
Gelelim işin siyasi tarafına...
AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ve Bursa milletvekilleri bu tablo karşısında sessiz kalmamalı. Bursa kamuoyu, sağlık alanında yaşanan bu gelişmeler karşısında nasıl bir adım atılacağını, hangi çözümün üretileceğini bilmek istiyor. Acil Memleket hastanesini mi devreye alacaklar...!
Ak Parti İl Başkanı Davut Gürkan, milletvekillerimiz; vatandaşın şikayetini dinlemek, hastanelerde yaşanan sıkıntıları görmek ve çözüm üretmek gibi noktasında bir sorumluluk taşıdıkları kesin...
Yoksa hastaneleri kapatıp tabelaları değiştirmekle sağlık hizmeti düzelmiyor!
Bana göre Bursa sağlıkta irtifa kaybediyor. Hem de öyle böyle değil.
Üstelik bütün bu tartışmaların ortasında, kurum yönetiminde liyakat ve hizmet yerine kendi kadrosunu oluşturma çabasının öne çıktığı yönündeki eleştiriler de giderek büyüyor.
Sağlık Müdürlüğü'nün önceliği vatandaşın sağlığı mı, yoksa koltuk ve kadro hesabı mı?
Bursa'nın sağlık sorunları ortadayken bu sorunun sorulması bile başlı başına düşündürücü.
Şunu unutmayalım; Hastaneler yöneticilerin değil, vatandaşın!
Vatandaşın hastaneye ihtiyacı olduğu bir dönemde hastaneleri azaltarak sağlık hizmetini iyileştiremezsiniz.
Bugün vatandaşın sesini duymazdan gelenler, yarın sandıkta aynı vatandaşın sesini çok daha yüksek duyabilir...
Bizden söylemesi...