Bazı tarihler vardır; takvimden silinir ama insanların kalbinden silinmez. 28 Şubat da öyle bir gün işte… Aradan yıllar geçti, şehirler değişti, hayat hızlandı ama o günlerin bıraktığı duygu hâlâ birçok insanın içinde aynı ağırlıkla duruyor.
28 Şubat Süreci denildiğinde kimi için bir gazete manşeti, kimi için siyasi bir tartışma akla gelir. Ama sokakta, çarşıda, mahalle arasında konuşulan başka hikâyeler vardır. Üniversite kapısında geri çevrilen bir genç kızın sessiz gözyaşı… Evine dönüp “Bugün de olmadı anne” diyen bir öğrencinin kırgınlığı… Babaların çaresizliği, annelerin içten içe ettiği dualar…
O günlerde insanlar yüksek sesle konuşamazdı belki ama herkes birbirinin gözünden ne yaşandığını anlardı. Otobüste yan yana oturan iki yabancı bile aynı suskunluğu paylaşırdı. Çünkü mesele siyaset değil, hayatın ta kendisiydi.
Bir nesil hayallerini erteledi. Kimisi okulunu bıraktı, kimisi başka şehirlere gitti, kimisi içine kapanıp sessizleşti. Ama en çok da adalet duygusu yara aldı. İnsanlar ilk kez, kendi ülkelerinde kendilerini anlatmak zorunda kaldıklarını hissetti.
Bugün o günleri hatırlatan açıklamalar yapılırken, yaşananların unutulmaması gerektiği vurgulanıyor. AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan da yaptığı değerlendirmede 28 Şubat’ın toplum hafızasında derin izler bıraktığını belirterek, millet iradesine yönelik müdahalelerin bir daha yaşanmaması gerektiğini ifade etti. Gürkan, geçmişte yaşanan mağduriyetlerin hatırlanmasının demokrasi bilincini canlı tutmak açısından önemli olduğunu dile getirdi.
Aslında mesele geçmişe takılı kalmak değil. Mesele, yaşananları unutmadan geleceğe yürüyebilmek. Çünkü hafıza sadece hatırlamak değildir; aynı hataların yeniden yaşanmaması için bir uyarıdır.
Bugün çarşıda yürürken, bir kahvehanede otururken ya da eski günleri anlatan bir büyüğün sözlerini dinlerken fark ediyor insan… 28 Şubat sadece bir tarih değil; insanların içinde sakladığı, bazen anlatamadığı ama hiç unutmadığı bir hikâye.
Ve bazı hikâyeler vardır… Üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin, anlatıldıkça yeniden yaşanır.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ercan Akyıldız
Unutulmayan Gün: 28 Şubat’ın Sessiz Hikayeleri
Bazı tarihler vardır; takvimden silinir ama insanların kalbinden silinmez. 28 Şubat da öyle bir gün işte… Aradan yıllar geçti, şehirler değişti, hayat hızlandı ama o günlerin bıraktığı duygu hâlâ birçok insanın içinde aynı ağırlıkla duruyor.
28 Şubat Süreci denildiğinde kimi için bir gazete manşeti, kimi için siyasi bir tartışma akla gelir. Ama sokakta, çarşıda, mahalle arasında konuşulan başka hikâyeler vardır. Üniversite kapısında geri çevrilen bir genç kızın sessiz gözyaşı… Evine dönüp “Bugün de olmadı anne” diyen bir öğrencinin kırgınlığı… Babaların çaresizliği, annelerin içten içe ettiği dualar…
O günlerde insanlar yüksek sesle konuşamazdı belki ama herkes birbirinin gözünden ne yaşandığını anlardı. Otobüste yan yana oturan iki yabancı bile aynı suskunluğu paylaşırdı. Çünkü mesele siyaset değil, hayatın ta kendisiydi.
Bir nesil hayallerini erteledi. Kimisi okulunu bıraktı, kimisi başka şehirlere gitti, kimisi içine kapanıp sessizleşti. Ama en çok da adalet duygusu yara aldı. İnsanlar ilk kez, kendi ülkelerinde kendilerini anlatmak zorunda kaldıklarını hissetti.
Bugün o günleri hatırlatan açıklamalar yapılırken, yaşananların unutulmaması gerektiği vurgulanıyor. AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan da yaptığı değerlendirmede 28 Şubat’ın toplum hafızasında derin izler bıraktığını belirterek, millet iradesine yönelik müdahalelerin bir daha yaşanmaması gerektiğini ifade etti. Gürkan, geçmişte yaşanan mağduriyetlerin hatırlanmasının demokrasi bilincini canlı tutmak açısından önemli olduğunu dile getirdi.
Aslında mesele geçmişe takılı kalmak değil. Mesele, yaşananları unutmadan geleceğe yürüyebilmek. Çünkü hafıza sadece hatırlamak değildir; aynı hataların yeniden yaşanmaması için bir uyarıdır.
Bugün çarşıda yürürken, bir kahvehanede otururken ya da eski günleri anlatan bir büyüğün sözlerini dinlerken fark ediyor insan… 28 Şubat sadece bir tarih değil; insanların içinde sakladığı, bazen anlatamadığı ama hiç unutmadığı bir hikâye.
Ve bazı hikâyeler vardır… Üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin, anlatıldıkça yeniden yaşanır.