SON DAKİKA
Hava Durumu

Yıldırım'da lafla değil, kepçeyle siyaset…

Yazının Giriş Tarihi: 14.10.2026 11:11
Yazının Güncellenme Tarihi: 14.10.2026 11:12

Hizmetle siyasetin yolu kesişti mi başarı da arkasından gelir. Bunun en güzel örneklerinden birini bugün Yıldırım’da görüyoruz. Hani bir söz vardır, “Lafla peynir gemisi yürümez” diye… İşte Yıldırım’da lafın yerini icraat, sözün yerini de şantiye almış durumda!

Bir dönem sürekli göç alan, kaçak yapılaşmanın adeta patır patır yükseldiği Yıldırım, bugün kabuk değiştiriyor. Marmara’da meydana gelen her deprem vatandaşın yüreğini ağzına getirirken, güvenli konut meselesi de ilçenin en önemli gündemlerinden biri haline gelmişti. Çünkü insanın evi dediği yer, başını soktuğu dört duvardan ibaret değildir. Aynı zamanda ailesinin huzuru, çocuklarının geleceği ve geceleri rahat uyuyabilmesidir.

İşte Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın göreve gelmesiyle birlikte Yıldırım’da bu alanda önemli bir hareketlilik başladı. İlçenin birçok noktasında kentsel dönüşüm için düğmeye basıldı. Anlayacağınız, Yıldırım’da artık yalnızca binalar değil, geleceğe dair umutlar da yükseliyor.

Son olarak Davutkadı Kentsel Dönüşüm Projesi’nin ikinci etabının temeli atıldı. Yıldırım’ın en eski mahallelerinden Davutkadı’da ilk etapta çalışmalar tamamlanma aşamasına gelirken, ikinci etabın başlaması bölgedeki heyecanı da artırdı.

Neden mi?

Çünkü kentsel dönüşüm öyle bir iştir ki bir yerde başladığında, doğru planlama ve kararlı uygulamayla çevresini de değiştirir. Yeni konutlar yapılır, yaşam alanları yenilenir, yeşil alanlar artar. Mahallenin çehresi değiştikçe insanların geleceğe bakışı da değişir. Bir bakmışsınız, yıllardır beklenen değişim kapıya dayanmış!

Rakamlar da yapılan işin boyutunu ortaya koyuyor. Projenin ilk etabında yıkılan 86 bağımsız bölümün yerine 81 daire ve bir dükkân inşa ediliyor. İkinci etapta ise 196 bağımsız bölümün yıkıldığı alanda 148 daire ve altı dükkan yapılacak.

Toplam 21 bin metrekarelik alanı kapsayan projenin 11 bin metrekarelik bölümü yeşil alan, yürüyüş yolları ve ortak kullanım alanlarından oluşacak.

Yani mesele yalnızca eski binayı yıkıp yerine yenisini dikmek değil. Vatandaşa daha güvenli bir ev, daha yaşanabilir bir mahalle ve nefes alabileceği alanlar kazandırmak. Betonun arasına biraz yeşil, hayatın içine biraz huzur katmak… İşte asıl mesele bu!

Temel atma töreninde konuşan Oktay Yılmaz’ın sözleri de yapılan çalışmanın mantığını da özetliyordu. Yılmaz, yıllardır özlemle beklenen bir değişimin ve yenilenmenin temelini attıklarını belirterek, şehirleri dönüştürmenin yalnızca binaları değiştirmek olmadığını; insanların hayatını, yaşam kalitesini ve geleceğe duyduğu güveni de değiştirmek anlamına geldiğini ifade etti.

Bana göre bu sözler, meselenin özünü anlatıyor.

Çünkü belediyecilik sadece asfalt dökmek, kaldırım yapmak, açılışlarda kurdele kesmek değildir. Bunlar elbette önemlidir ama vatandaşın hayatına dokunmuyorsanız yaptığınız işin eksik bir tarafı kalır. Hele ki deprem gerçeğiyle yaşayan bir şehirde, güvenli konut üretmek ertelenecek bir mesele hiç değildir.

Dönüşümün en önemli anahtarlarından biri de uzlaşma.

Davutkadı’da hak sahipleriyle yüzde 90 oranında uzlaşma sağlanarak projenin hayata geçirilmesi, bu açıdan dikkat çekici. Zira kentsel dönüşümde yalnızca kepçeyi çalıştırmakla iş bitmiyor. Vatandaşı ikna edeceksiniz, gönlünü kazanacaksınız, ortak bir noktada buluşacaksınız.

İşin doğrusu, vatandaşın rızasını almadan yol almak kolay değil. Kentsel dönüşümde mesele sadece duvarları yıkmak olsaydı, herkes müteahhit kesilirdi! Asıl maharet, insanları ortak bir geleceğe inandırabilmekte.

Oktay Yılmaz ve ekibinin Davutkadı’da ortaya koyduğu uzlaşma oranı da bu yönüyle önem taşıyor.

Üstelik çalışmalar yalnızca Davutkadı ile sınırlı değil. 7 Selviler Mahallesi’nde de 3,4 hektarlık alanda imar uygulaması çalışmaları başlatılmış durumda. Yaklaşık 190 yapının bulunduğu bölgede, mahallenin ihtiyaçlarını gözeten yeni bir planlama yürütülüyor. Bu çalışmaların ardından bölgede de kentsel dönüşümün önünün açılması hedefleniyor.

Demek ki mesele bir yerde temel atıp fotoğraf çektirmekten ibaret değil. Bir tarafta Davutkadı’da dönüşüm sürüyor, diğer tarafta 7 Selviler’de yeni bir hazırlık yapılıyor. Yıldırım’ın farklı noktalarında geleceğe yönelik adımlar atılıyor.

Başkan Oktay Yılmaz’ın şu sözleri de dikkat çekiciydi:

“Bizim hedefimiz günü kurtarmak değil, Yıldırım’ın geleceğini inşa etmek.”

Şimdi hakkını teslim edelim; yerel yönetimlerde asıl başarı, bugünün sorunlarını çözerken yarının ihtiyaçlarını da hesaba katabilmektir. Çünkü günü kurtarmak kolaydır. Birkaç hizmet yapar, birkaç fotoğraf verir, günü tamamlarsınız. Ama geleceği inşa etmek sabır, emek, mücadele ve kararlılık ister.

Ben hep şuna inanırım: Başarının sırlarından biri mücadele etmektir. Önünüze çıkan her engelde havlu atarsanız yol alamazsınız. İmkansızlıkları bahane etmek yerine çözüm ararsanız, bir süre sonra insanların “Buradan bir şey çıkmaz” dediği yerlerde bile güzel işler ortaya koyabilirsiniz.

Zaten lügatinden imkansızı çıkaran insanlar, başarıya bir adım daha yakındır.

Oktay Yılmaz da ekibiyle birlikte Yıldırım’da bu mücadeleyi veriyor. Elbette kentsel dönüşüm gibi büyük projelerin tamamlanması, verilen sözlerin tutulması ve vatandaşın memnuniyetinin korunması gerekiyor. Asıl başarı, atılan temellerin tamamlanıp insanların güvenle oturacağı yuvalara dönüşmesiyle ölçülecek.

Neticede siyaset, hizmet için bir araç olarak kullanıldığında anlam kazanır. Koltuklar gelip geçicidir ama geride bırakılan eserler kalıcıdır.

Günün birinde görev süreniz biter, makamınızdan kalkarsınız. İşte o zaman insanın arkasına yaslanıp, “Zordu ama başardım” diyebilmesi kadar güzel bir şey var mı?

Bence yok!

Yeter ki yapılan hizmet vatandaşın hayatına dokunsun, şehir daha güvenli ve yaşanabilir hale gelsin.

Yıldırım’da atılan temellerin de en büyük karşılığı, yıllar sonra o evlerde huzurla yaşayan insanların yüzündeki tebessüm olacaktır.

Çünkü siyasetçinin gerçek karnesi, seçim meydanlarında attığı nutuklarla değil, vatandaşın hayatında bıraktığı izlerle ölçülür.

Lafın kısası; Yıldırım’da taş üstüne taş konuluyor. Şimdi önemli olan, bu taşların sağlam bir geleceğin harcı olması!...

Fazla söze ne hacet...

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.