Bursa’da siyaset, bahar gelmeden ısındı. Hem de öyle böyle değil… Şehir resmen “ne oluyoruz?” modunda. Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in; suç örgütü kurma, yönetme, rüşvet, mal varlığı aklama ve imar kirliliği gibi ağır iddialarla gözaltına alınıp ardından tutuklanması, Bursa’da yeni bir perdenin açılmasına neden oldu.
Hani derler ya “taş yerinden oynadı” diye… İşte tam olarak öyle bir durum.
Bozbey’in görevden alınmasının ardından, Vali Yardımcısı Hulusi Doğan başkan vekili olarak görevlendirildi. Ama öyle sembolik bir görev değil bu… Daha ilk günlerden itibaren “ben buradayım” diyen kararlar geldi. İzinler iptal, ödemeler durduruldu. Belediyede adeta bir “acil durum freni” çekildi. Başta daire başkanları olmak üzere kimi çalışanlar “tatil hayaldi, mesai gerçek oldu” diye dert yanarken, kulislerde “devlet ciddiyeti geri geldi” yorumları yapılmaya başlandı.
Esasen işin bir de siyasi tarafı var.
Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde çoğunluk Cumhur İttifakı’nda olunca gözler doğal olarak Adalet ve Kalkınma Partisi’ne çevrildi. “Kim olacak bu başkan vekili?” sorusu günlerce konuşuldu. Ama ne konuşmak! Kahvehanelerden WhatsApp gruplarına kadar herkes aday belirledi, bir tek parti açıklamadı.
Adeta isim değil, devlet sırrı!
Ankara’ya götürülen 4 isim, İl Başkanı Davut Gürkan tarafından sunuldu. Ve günün sonunda karar verildi: Şahin Biba.
Şimdi diyeceksiniz ki “Kim bu Şahin Biba?”
Hemen anlatalım… Kosova Prizren doğumlu, Uludağ Üniversitesi Mimarlık mezunu. Yani öyle “ben geldim oturdum” değil; imar, şehircilik, planlama işlerinin tam ortasından gelen bir isim. Nilüfer’den başlayan siyasi yolculuk, Büyükşehir’de grup sözcülüğüne kadar uzanmış. Son olarak da İmar Komisyonu Başkanlığı görevini yürütüyordu. Kısacası Bursa’nın haritasını ezbere bilen isimlerden.
Karşı cephede ise Yücel Akbulut var. Hukukçu kimliğiyle öne çıkan, Cumhuriyet Halk Partisi grup sözcüsü. Yani yarış teknik bilgi ile hukuk bilgisinin mücadelesi gibi.
Ama açık konuşalım… Meclis aritmetiği ortada.
9 Nisan’daki oylamada sürpriz olmazsa, Şahin Biba’nın koltuğa oturmasına kesin gözüyle bakılıyor. Zaten Bursa’da vatandaşın dili de net: “Sayım başlamadan sonuç belli gibi…”
Tabii asıl mesele koltuğa oturmak değil, o koltukta ne yapılacağı.
Çünkü herkes biliyor ki, gelen kendi ekibiyle çalışır. Bu siyasetin değişmeyen kuralı. Dün Recep Altepe gitti, Alinur Aktaş geldi kadro değişti.Aynı partide olmalarına rağmen,Aktaş kendi ekini kurdu. Sonra Bozbey geldi, Nilüfer’den bile isimler taşındı. Şimdi sıra yeni dönemde.
Belediye kulislerinde şimdiden “kim gider, kim kalır” listeleri dolaşıyor. Hatta bazıları işi abartmış, kendi kendini görevden alıp yeniden atayan bile var!
Ama işin hukuki boyutu da önemli.
Bu seçim bir “başkan vekilliği” seçimi. Yani geçici bir durum. Eğer Bozbey hakkında süreç ilerler ve ceza kesinleşirse, işte o zaman Bursa gerçek anlamda bir belediye başkanlığı seçimine gider. O gün geldiğinde de sahne yeniden kurulacak.
Ve o sahnede en kritik rol yine Ak Parti İl BaşkanıDavut Gürkan’da olacak...
Sonuç mu?
Bursa’da siyaset şu an tam anlamıyla kaynıyor. Sokakta konuşulanla kuliste konuşulan artık aynı:
“Daha film yeni başlıyor…”
Her Bursalı gibi biz de izlemeye devam ediyoruz...
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ercan Akyıldız
Siyasetin şalteri attı...
Bursa’da siyaset, bahar gelmeden ısındı. Hem de öyle böyle değil… Şehir resmen “ne oluyoruz?” modunda. Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in; suç örgütü kurma, yönetme, rüşvet, mal varlığı aklama ve imar kirliliği gibi ağır iddialarla gözaltına alınıp ardından tutuklanması, Bursa’da yeni bir perdenin açılmasına neden oldu.
Hani derler ya “taş yerinden oynadı” diye… İşte tam olarak öyle bir durum.
Bozbey’in görevden alınmasının ardından, Vali Yardımcısı Hulusi Doğan başkan vekili olarak görevlendirildi. Ama öyle sembolik bir görev değil bu… Daha ilk günlerden itibaren “ben buradayım” diyen kararlar geldi. İzinler iptal, ödemeler durduruldu. Belediyede adeta bir “acil durum freni” çekildi. Başta daire başkanları olmak üzere kimi çalışanlar “tatil hayaldi, mesai gerçek oldu” diye dert yanarken, kulislerde “devlet ciddiyeti geri geldi” yorumları yapılmaya başlandı.
Esasen işin bir de siyasi tarafı var.
Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde çoğunluk Cumhur İttifakı’nda olunca gözler doğal olarak Adalet ve Kalkınma Partisi’ne çevrildi. “Kim olacak bu başkan vekili?” sorusu günlerce konuşuldu. Ama ne konuşmak! Kahvehanelerden WhatsApp gruplarına kadar herkes aday belirledi, bir tek parti açıklamadı.
Adeta isim değil, devlet sırrı!
Ankara’ya götürülen 4 isim, İl Başkanı Davut Gürkan tarafından sunuldu. Ve günün sonunda karar verildi: Şahin Biba.
Şimdi diyeceksiniz ki “Kim bu Şahin Biba?”
Hemen anlatalım… Kosova Prizren doğumlu, Uludağ Üniversitesi Mimarlık mezunu. Yani öyle “ben geldim oturdum” değil; imar, şehircilik, planlama işlerinin tam ortasından gelen bir isim. Nilüfer’den başlayan siyasi yolculuk, Büyükşehir’de grup sözcülüğüne kadar uzanmış. Son olarak da İmar Komisyonu Başkanlığı görevini yürütüyordu. Kısacası Bursa’nın haritasını ezbere bilen isimlerden.
Karşı cephede ise Yücel Akbulut var. Hukukçu kimliğiyle öne çıkan, Cumhuriyet Halk Partisi grup sözcüsü. Yani yarış teknik bilgi ile hukuk bilgisinin mücadelesi gibi.
Ama açık konuşalım… Meclis aritmetiği ortada.
9 Nisan’daki oylamada sürpriz olmazsa, Şahin Biba’nın koltuğa oturmasına kesin gözüyle bakılıyor. Zaten Bursa’da vatandaşın dili de net: “Sayım başlamadan sonuç belli gibi…”
Tabii asıl mesele koltuğa oturmak değil, o koltukta ne yapılacağı.
Çünkü herkes biliyor ki, gelen kendi ekibiyle çalışır. Bu siyasetin değişmeyen kuralı. Dün Recep Altepe gitti, Alinur Aktaş geldi kadro değişti.Aynı partide olmalarına rağmen,Aktaş kendi ekini kurdu. Sonra Bozbey geldi, Nilüfer’den bile isimler taşındı. Şimdi sıra yeni dönemde.
Belediye kulislerinde şimdiden “kim gider, kim kalır” listeleri dolaşıyor. Hatta bazıları işi abartmış, kendi kendini görevden alıp yeniden atayan bile var!
Ama işin hukuki boyutu da önemli.
Bu seçim bir “başkan vekilliği” seçimi. Yani geçici bir durum. Eğer Bozbey hakkında süreç ilerler ve ceza kesinleşirse, işte o zaman Bursa gerçek anlamda bir belediye başkanlığı seçimine gider. O gün geldiğinde de sahne yeniden kurulacak.
Ve o sahnede en kritik rol yine Ak Parti İl BaşkanıDavut Gürkan’da olacak...
Sonuç mu?
Bursa’da siyaset şu an tam anlamıyla kaynıyor. Sokakta konuşulanla kuliste konuşulan artık aynı:
“Daha film yeni başlıyor…”
Her Bursalı gibi biz de izlemeye devam ediyoruz...